Kasım 2002’den bugüne değin çıkan yasaların haritasını çizip üstümüze giysek; bedenimizdeki yarığın, avucumuzda hızla kayıp giden bağımsızlığın haritadaki yerlerini bir bir işaretlesek.
Satranç oynar gibi; piyon yapsak çıkan yasaları, kale yapsak, fil, vezir ve şah..
Hangi yasalarla verdik piyonları?
Kale burçlarını hangi yasalarla terk ettik?
Zehri şerbet niyetine hangi yasalarla içtik?
Fili koruyalım derken hangi yasalarla atı kaybettik?
Elimizde kalan taş ne?
Ellerin neden soğuk,üşümüş müsün?
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış
Devamını Oku
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış




....en 'yakın' tarihin 'ACI' oyunu...tüm roller ezberletildi yıllar içinde.Çok kez 'yedek ' oyuncular da hazırdı ve biz seyrettirilmek için 'dondurulduk'minik şekerler verildi ağızlarımıza'SUS' payı...'ACI BU şeker değiiil'. bağıranlarımız için hazırdı ipler,ya yaftalar 'hain VATAN HAİNİ' damgaları...buyrun..eyyy 'vatan severler' TALAN GÜNÜ..ÜLKEM MARKET OLDU DAMPİNG VAAR....VAYYYYYYY DEDEM...ENSESİNDE İNGİLİZ SÜNGÜSÜNÜ GÖSTEREN DEDEM....SIZLAMAZMI O SÜNGÜ İZİN...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta