1973 Yılında Hatay'ın Reyhanlı İlçesinde Doğdu.Beş çocuklu memur bir ailenin 2.çocuğu olarak büyüdü.Kendini bildi bileli bir şeyler yazmaya çalışıyor.Bazen bu yazdıklarının adına şiir diyorlar bazen öykü, bazen oyun.Hep kendi yazdı kendi okudu.Dostları yazdıklarını okuyan bir çok kimse çok güzel çok etkileyici dedi.Ama yazdıklarını dostlarından öteye ulaştıramadı.İlk ve orta öğretimini Hatay'da tamamladıktan sonra.1991 senesinde Hatay'dan Yüksek öğrenim için ayrıldı.1996 senesinde işletme bitirdi.1997senesinde evlendi.1998 senesindeönce ilk kızı dünyaya geldi sonra devlet memuru oldu.1999 senesinde önce ikinci kızı dünyaya geldi sonra askere gitti.2004 senesinde kardeşini ve yeğenini bir tarafik kazasında kaybetti.Hayatında başına gelen en üzücü şeydi.Hala atlatabildiği söylenemez.şimdi yllardan 2009 Yusuf hala yaşıyor.Hayatta yaşanmaya değer (iki kızı dışında) hiç birşey yok onun için.Sadece iki kızı için yaşamak için elinden geleni yapıyor.
Eserleri
Ne yazık ki çok istemesine rağmen yayınlanmış bir eseri yok.Bir kaç defa yerel gazetelerde yazdığı bir kaç şiirden başka.Bu aralar antoloji.com da yayınlanan şiirleri de var tabi.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!