Yuşa Arış 1969’da Samandağ’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini aynı yerde tamamladı. Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümünü bitirdi. Bir süre Mısır’da öğrenim gördü. Ulusal gazete ve dergilerde muhabirlik yaptı. Samandağ’da yayımlanan gazetelere köşe yazıları yazdı, söyleşiler hazırladı. 2023’te öğretmenlik uğraşından emekli oldu.
Deniz Şiirleri (1990), Öte (1993), Bir Şiirler (1996), Güle Güle (1999), Mavi Ayin (2002), Deniz Toplu Şiirler içinde), Belki (2005), Elinle Kopardığın (2008), Kolları Bağlı (2010 Art Arda Toplu Şiirler içinde), Kırk Kırık (2014), Tanıdık (2020 Onu Bir Toplu Şiirler içinde) ve Yıkımlar Arasında (2024) adlı şiir kitapları yayımlandı.
Hatay Arapça dil ürünlerinden yaptığı derlemeleri 2009’da ElkiHil B@aynek (Sürme Gözlerinde), 2012’de Ene @niyni @el Ğeli (Değerli İçin İnliyorum), 2014’te Dürüvb El@aşk Me Rahmit Hada (Aşkın Yolları Kimseye Acımadı), 2017’de Ya Tayr (Ey Kuş) ile Khaltıt RüvHi Biy RüvHa (Canımı Canına Kardı) ve 2024’te Dümüv@i Tavvafo El@asi (Gözyaşlarım Asi’yi Taşırdı) kitaplarında yayımladı.
Eserleri
Deniz Şiirleri (1990), Öte (1993), Bir Şiirler (1996), Güle Güle (1999) Mavi Ayin (2002), Deniz Toplu Şiirler içinde), Belki (2005), Elinle Kopardığın (2008), Kolları Bağlı (2010 Art Arda Toplu Şiirler içinde), Kırk Kırık (2014), Tanıdık (2020 Onu Bir Toplu Şiirler içinde) ve Yıkımlar Arasında (2024)
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!