Âlem-i ervah zamanı tüm insanlarla beraber ruhumun yaratılması,anne karnında iken 120 günlük iken ruhumun üflenmesi ve fâni dünyaya mevcudiyetimin varlığı İstanbul'da vuku bulmaktadır.
Helâl lokma girsin, muhabbet çıksın lisândan;
Gönül kırma ey âşık, Hak incinir kırık cândan..
Göz söyledi evvel, lisan sonra vedâ etti,
Bir ayrılık vardı ki bakışta nidâ etti.
Ne “git” dedi dilin, ne “kal” diyebildim,
Ben firâkı sözünden evvel gözünde bildim.
Susanın sükûtu dilden beri
Konuşanın sükûtu kalpten beri
Uyuyanın sükûtu beyinden beri
Şehvetin sükûtu akıldan beri
Nefsin sükûtu riyazetten beri
Seni senden dilemem; zîrâ gönlün hükmü sende değil,
Kalpleri çeviren Hak’tır, o fermân sende değil.
Seni O’ndan da dilemem; hâlim O’na âşikâr,
Edep susturur dilimi, O bilirken neye izhâr?
Ağlamak mutluluğa dahilmiş,
Ya daha önce mutlu değildim ya da gözlerim artık kurak mı?
Seni duyamamak, burnumun direklerinde asılı son kokunu tüketmek, varlığını hissedememek ve zihinden gidişine, hatıraların kayboluşuna engel olamamak,
Zaman bana ilaçsa, bunlar birer durak mı?
Kusuru elde arama, nefsine çevir nazarı;
Gönül Hakk’a yaklaştıkça unutur kibri, pazarı.
Kusur arama kulda, gönül incitme sakın;
Hak gönülde tecellî eder, kırdığın belki O’na yakın.
Nefret gönlünü çürütür, kokusu suretine ayân olur.
Gönül HAKK'ın makamıdır, kin girerse virân olur.
Varlıkta şükreder, yoklukta sabreder,
Şükreder yoklukta, paylaşır varlıkda.
Yoklukta paylaşır, gönlüyle nakşeder,
Sabreder varlıkta, nakşeder aşkıyla.
Yusuf oldum, esir düştüm.
Yakup oldum, gözden düştüm.
Bir gömleğim kana bulandı,
Bir gömleğim gözler açtı.
Dün kuyuda unutuldum,
Bugün Mısır’a sultan oldum.
Susmak bedenin gaddar bir çığlığı,
Vicdan ruhun şefkatli sessizliği.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!