Düştüm amansız bir derde
Akıl uçup gitti ser de
Onu ararım her yerde
Ne bir ışık, ne bir fener
Gök bulutlu, karanlık yer
Hem naçarım hem bikesim
Sıkar beni can kafesim
Nutkum bağlı,kısık sesim
Ne anlayan, ne bir duyan
Uyan artık, derviş uyan
Takva kalpte, takva us'ta
Ne cübbe de ne bir postta
Ne yoldaşta, ne de dostta
Korudu bağban gülleri
Uçup gitti bülbülleri
Çağın mevsimi zemheri
Kabair doldurdu yeri
Olmadı bundan beteri
Nefs müsebbip, cehlim sebep
Çöktü haya, uçtu edep
Her fiilime failem
Safi idrake nailem
Olup bitene kailem
Dil söyler de kalbim duymaz
Halim irademe uymaz
Kim hak yolu, yolu seçe
Canan için candan geçe
Iman nikap, takva peçe
Aynı eşkal, farklı yüzler
Yokuşa dönüştü düzler
Ne yunus var nede kasım
Hâlâ nefs takvaya hasım
İdrak etmez, nesli asım
Kainatın kitabını
Oku, öğren adabını
Sarı çiçek onu anar
Yunus yunus diye yanar
Bilmez ki yok koca çınar
Yeri bomboş, bekler hâlâ
Yok, dolduran bir budala
Suphi Sekü
Kayıt Tarihi : 26.02.2024 02:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Çöktü haya, uçtu edep..."
Bu beyit bile yeterli
Hali ahvali tasvire...
Evet, "Yunusça" olmuş şiir,
Dilerim mesajı duyulur, ibret alınır..
Tebrikler Suphi Bey...
TÜM YORUMLAR (1)