Tepelerden baktım sana İstanbul,
Her tarafın cennet doğa çok güzel,
Boğazın güzel, denizin güzel,
İçinde barınır bin türlü güzel.
Dışardan güzeldir İstanbul şehri,
Kurudu çaylar, soluyor güller,
Dikenli dallarda ötmez bülbüller,
Şirin vadimize gülmesin eller,
Şehrimiz sahip çıkın ne olur.
Elmalar kurudu, dut da kalmadı,
Gönülde yara var el sürme tabip.
Derdimin ilacı sevdiğim gelsin.
İster şifa versin isterse zulüm,
Yeter ki sevdiğim yanıma gelsin.
Sallasın neşteri oysun kalbimi,
Ah alıpda gönül kırma
Neden niçin diye sorma
Geçmişini bir hatırla
Bu dünya başıboş değil
Herkes ettiğini çeker
Mavi gözlerin denize benzer
Yüzüne baktıkca dalar giderim
Kirpiklerin uzun deyer tenine
Ok ile vurulup kanar giderim
Gözlerine bakıp huzur bulurum
Bornova dan ayrıldık alkışlar arasında,
Yine yolculuğum var sıla yok arasında,
Kara tren uzuyor iki ray arasında,
Bornova dönmem sana İstanbul’a yolculuk.
Bornova da bin idik, İstanbul da bir kaldık,
Edirne den, Ardahan’a,
Kanım helal olsun sana,
Sinop dan, Adana’ya,
Bu topraklar bizim, bizim.
Yunanlısı, Fransız’ı,
Sır gbi saklarım aşkımısenden
Sanki biri çalacak gibi
Kıyarım yüzüne bakamam bile
Sanki o gül yüzün solacak gibi
Bilmezsin aşkımı bilemezsinki
Koca dünya değirmendir,
Öğütüyor kullar beni,
Bir gün gelir ölür isem,
Hatırlasın kullar beni.
Eser karayel götürür,
Ümüt dolu dünyam döndü gazele
Tükeniyor ömür sonu hayrola
Güvenmiyor insan bindiği dala
Bu fani dünyanın sonu hayrola
Kırkına gelmişim kırk saat gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!