Yurdumuz cıvıl, cıvıl.
Geldi yirmi üç Nisan.
Misafir çocuklar da var,
Geldi yirmi üç Nisan.
Tüm Dünya çocukları,
Kuşlar kadar olamadım
Tüneyecek dalımda yok
Bülbül gibi dert yanacak
Gonca gonca isterdim.
özgürce uçmak isterdim
Ne perde çekilir ne cam açılır
Artık o mekanda kimse durmuyor
İçim kan ağlıyor unutamadım
Artık o mekanda kimse durmuyor
Lambalar söndü ışık yanmıyor
Yedin ömrümü tükettin
Zalim gurbet zalim gurbet
Gençliğimi alıp gittin
Zalim gurbet zalim gurbet
Zehir olaydı ekmeğin
Ne tutmuşsun yakamızdan
Ne istersin soframızdan
Ayrı koydu yuvamızdan
Zalim gurbet olmasaydın
Kimse yollara bakmazdı
Bir gül için katlanmışız dikene
Gençlik gitti tutamadık el ele
Yanıyorum boşa geçen günlere
Yedin ömrümüzü zalimsin dünya
Saygı dedik sevgi dedik töreden
Zalim virüs geldi çaldı kapıyı
Kovuyorum gitmiyorki kapıdan
Çin den geldi sardı bütün dünyayı
Git diyorum gitmiyorki kapıdan
Yaşlılara pusu kurdu bekliyor
Yalın kavak köyüm, yaylası uzak.
Bilemezdi kader kumuşsa tuzak,
Büyük bir özlemdi yaylada olmak,
Soğuk karlar aldı gitti Volkan ı.
Ankara dan geldi, köyü sılaya,
Barlarda geri gelmesin
Helal haramı bilmesin
Köylü diye beyenmesin
Köylerde ne güzeller var
Elde çamaşır yıkamaz
Çay deminde olur güzel
Gül dalıda döker gazel
Zamanında herşey özel
Bundan ala sözmü olur,
Baharda etrafın yeşil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!