Canan bir muhabbet ister canından
Lâkin dilde derman elde takat kalmamış ne bilsin canan
Herkes bulmuş merkezi, kazığı çakmış çoktan
Bir ben kalmışım meğer avanakasnak gibi debelenen.
Bir ağacın gölgesinde dibine
Bir ana kucağına yatar gibi
Her şeyden emin sırt üstü uzandınız mı hiç?
Bir ağacın göğe uzanan gövdesinden
Kulaklarınıza yaşam sevgisini fısıldayarak hafiften esen
Blr rüzgarın kulaklarınızda bıraktığı hoş sâdayı duydunuz mu hiç?
Bir şeyi değil çok şeyi eksik artık baharın.
Bahar güzelliklerin habercisiydi... sağlığın, mutluluğun, güvenin habercisiydi.
Küstürdüler baharı doyum bilmez ahmaklar.
Toprağımızı bozdular, tohumumuzu bozdular, gıdalarımızı bozdular.
Sağlığımızı çaldılar bizden... suyumuzu, havamızı, rüzgârımızı çaldılar.
Küstü bahar... küstürdük baharı.
Dünya ne güzel olurdu; ahlâki siyasi zeminde ahlâklı siyasetçiler olsaydı.
Dünya ne güzel olurdu; kişisel menfaati için nesillerin geleceğini yok etmeyen bireyler olsaydı.
Yolların ne önemi var demeyin
İnsan hayatta bir iz bırakmalı derim
Menfeatsiz
Yalansız-dolansız
Minnetsiz
Derman ararken derdime daldım
Bir kuru yaprak misali dalda kaldım
Yollar uzadı menzil görünmez
Köz oldu gönlüm bir türlü sönmez
Dağ kekiğim
Sevgiliye duyulan özlem
Her daim yükseklerde
Mor-beyaz çiçekleri vuslata çağırır
Huzur veren kokusu tutsak eder
Eğilmelisin dokunabilmek için
gözler kör
diller lâl
kulaklar duymaz
kalpler taş
yaşıyorum sanıyor
ruhlar terk etmiş
Tarihin ibret dolu sayfalarından ders almaz şu saray halkı,
Tarih tekerrürden ibaret der hep gafil aklı,
Ak'ledebilseydi sarayın şu sefil halkı,
Batarmıydı hiç hoyratça yönetilen vatan sathı.
Evvelâ tedbir gerek, sonra tevekkül kılalım,
Gaflet uykusundan uyanıp, hakkı bulalım.
Fırtına kopmazdan evvel bağla gemin limana,
Nuh misali tufan gelmeden, deryaya dalalım.
Sanma ki dünya baki, her baharın sonu kış,
Gül solmadan bahçede, biz tedarik görelim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!