Hasretin ve Toprağın Şiiri
Sadece bir şehir değildir Yozgat,
Gurbete gidenin heybesinde taşıdığı o ağır sızısıdır.
İstanbul’un kalabalığında, Ankara’nın ayazında,
Ansızın burnuna çalınan bir tandır ekmeği kokusu,
Ya da bir dost meclisinde patlayan o içli bozlak havasıdır.
Kerpiç duvarların arasından süzülen o eski hikâyelerdir.
Sana yokluk diyen bilmez;
Yozgat, gönlü zenginlerin, sofrası herkese açık olanların yurdudur. Edebiyatı saraylarda değil,
Harman yerinde, kış gecesi oda sohbetlerinde yazılmıştır.
Sözü odun gibidir; eğilmez, bükülmez ama insanın içini ısıtır.
Yerköy’den Şefaatli’ye uzanan o sarı bozkırda,
Tren raylarının üzerine düşen o akşam güneşidir senin hüznün.
Bir yanın Çapanoğlu’nun vakarı,
Bir yanın Akdağmadeni’nin o serin yayla rüzgârı...
Sen, gösterişli cümlelerin değil,
Başım üstüne" diyen o sarsılmaz sadakatin başkentisin.
Gözlerini kapattığında,
Çamlık’ın rüzgârıyla saçlarını taramaktır seni sevmek.
Sana "bozkır" diyenler, senin o sarı toprağının altında
Kaç bin yıllık bir sevdanın yattığını ne bilsin?
Çünkü Yozgat; Sadece gidilen bir yol değil,
Dönüp dolaşıp varılan o huzurlu ocağıdır.
Salim Erben
Kayıt Tarihi : 31.1.2026 13:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!