Yorgun bir şehirden gelmişim zaten,
Yırtık ceplerime doldurduğum,
Kirli yüzlü sokak çocuklarının,
Riyasız tebessümlerinden başka,
Bir şeyim yok sana verecek.
Meskûn mahallerde, aklıma her düştüğünde,
“Eller yukarı” deyip,
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.



