Yolculuk Şiiri - İklil Abbasoğlu

İklil Abbasoğlu
1

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Yolculuk

Şimdi avaz avaz susuyorum ben bu iklimde.
Şimdi ey ölüm;
En az sen kadar sükûta tutsak
Sükûta mesken
Bilemem…
Hayali bir akşamda,
En az geçmiştim yine bin serden
Bilemem…
İnsan mı heder olmuş kanımın bıçaklarında
İlmeği kaçmış bir hayatta.
Ben; mezar taşları arasında büyüyen çocuk
Anlar mıyım sandın, dilinizden,
Kaçardım gücüm olsa, zemheri ilinizden.
Hangi yüreğe kalbim çoktan alışık
Bir merhem varisiyim ben,
Bu gönlün devası, derdiyle karışık.
Ak güvercin misaliyim, kanadı kırık
Bin ötüş sergilese bile ruhum ona sarmaşık
Kelamın hangi hecesinde,
Karşılaştık seninle?
Hangi dilimde tütmez dumanı,
Sardı bacanı ateşiyle.
Yurdumun topraklarında titriyor bacaklarım.
Ben aslında ilkin,
Kendi kendimi aradım.
Sordum insanlığa
Kalbi sıkı mı?
Kalbi kötü mü olana rastladım her yolda…
Pamuktan işlenmiş bir el,
Baldan batmış bir dil istedim şu cana.
Hangi dost harcadı beni yine avuçlarında?
Bir sevda çıkmazında kaldım canımın kıvrımlarında.
Kıtalar ötesinden duyulan sesim,
Nasıl erişmedi kulaklarınıza?
Nasıl kaldım ben bu yağmurlar ortasında?
Fezaya bağladığım hülyamı,
Alıyorum şimdi avuçlarımın arasına.
Bir eylül sabahında yalnızlığı bulduk.
Akşamdan kalma hüzünler bitsin artık!
Ben; mezar taşları arasında büyüyen çocuk
Yalnızlığımdan geri döndüğüm,
Bu kaçıncı yolculuk?

İklil Abbasoğlu
Kayıt Tarihi : 27.9.2023 20:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
ÖNCEKİ ŞİİR
SONRAKİ ŞİİR
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!