İnceden inceye tükenmişti bütün umutlar, tek yolun ölüm olduğunu gösteriyordu bütün saatler,
Karga yuvalarına vakitsiz gelen bir yılanı andırıyordu bütün kandırmacalar,
Hakikat çok uzak değildi fakat yakın da sayılmazdı, sadece susarak ulaşılabiliyordu ona,
Şiirin tatı tuzuydu gelip te hiç gitmeyen acılar,
harmoniyle buluşmuştu kulakları çıntan iftiralar,
Zaman mı yanılıyordu yok ise yanılan sadece çırılçıplak bir gerçeklik mi ?
Hangi yol yanıltmadı ki yanıltılan, hayal kırıklığına uğrayan, utanan ve yıkılan kişiyi,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta