Bugün güneş başkentten ayrıldı
Kış tanrısı Fornjot’un davudi sesi çınlattı boydan boya
Döküldü yapraklar, kitaplar, giz hatıraları
Caddeler Chara Çölü kadar yalnız
Ve griye döndü ufuk, bulanık, puslu
Soğuk, güneşin gidişini planlayan
Kalleşlik sergiliyordu Elmadağ’dan aşağıya
Kentte sen yoktun ve göremiyordun
Bu zamanlar danteller oyalar görülürdü
Bulutların eteğinde, göğün maviliğinde
Göçmen kuşlar, avuçlardan boşalırcasına
Yeşilbacak, Angut, Flamingo
Halaya dizilir, müzikleri esen rüzgar olurdu
Hasret bir küsküt otu dolanır sarar kenti
Sen yoksun,
Kavaklıdere’den, Şentepe’den
Mor renkli yağmurların çılgın seli iner
Durabilmek ve tutunabilmek imkansız
Bir çocuğu son anda yakalar bir delikanlı
Dönse de kolu bacağı çamurda
Hesap etmez, düşünmez sarılır beline sımsıkı
Sen yoksun, görmedin bu kahramanlığı,
Patronlar yine uyanık, açgözlü
Emeği, teri, yaşamlarını çalmaktalar
İşçiler inatçı, düzenli, yorgun
Sarı baretleri güneşten parlak
Öfkenin, bir birine emanet olmanın
Sıkılmış yumrukların ve yarına umutların
Yükselen sesidir Sıhhıye, Tandoğan meydanı
Sen yoksun, meydan eksik,
Metro, otobüs, dolmuş
Daha mı yavaşladılar, gitmiyorlar mı ne
İnsanlar daha sakin, telaş yok, gözler yerde
Coşkusu, sesi, bestesi bitiyor kentin
Cezası müebbet, demir kapı, hücre
Ne zamandır düğün yok akşamları,
Nara atan sarhoşların şişeleri boşalmış,
Okul bahçelerinde öğrenciler
Oyun düzmeden, sıradalar sessiz
Ulus’ta Hal pazarı
Hamallar boş küfelerle cıgara sarıyorlar
Yükten ezilmiş omuzlar
Sırtında kırbaç izi sanırsın
Sebzelere soğuk vurmuş, kahverengi
Erik, yenidünya turfanda çok para
Sen yoksun buralarda,
Sakarya caddesinde yürüyorum
İki garson beyaz önlüklü gülümsüyor
Meyhaneler tenha, ud taksim, klarnet nerede
Esaslı sohbetlerin virgülü kadehler,
Peynir, şakşuka, haydari
Masa boş, oysa tam demlenme vakti
Cümbüş eksik olmazdı hâlbuki
Caddenin köşelerinde menekşe, gül, papatya sepetlerinde
Üstleri çiçek desenli, pazen entarili
Dayanılmaz canım lugatlarıyla
Sevdalıların bilirkişisi esmer, tombul çiçekçi kadınlar
Uğramadılar sen yoksun diye
Uzar yüreğimden yıldızlara değin sevda çiçeği
Anlatmam, söylemem de cebimde sözüm
Siyah kuğularım var parkta bilirsin
Ki onlar en sadık dinleyicileridir
Karanfil kokulu aşk öykülerinin
Sen yoksun, çaresizim
Onlarla dertleşirim, onlara dökerim
Kayıt Tarihi : 17.06.2026 11:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Milenyum sonrası zamanların, sessiz Başkenti.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!