Yoksa
YOKSA
Bir martının çığlığıyla senfoniler başlar;
Peşi sıra ritim tutar balıkçı tekneleri.
Ellerinde can bulan küçük orkestira şefi.
Tut elimi anne, tut yoksa susar martılar.
Günaydın ve kolay gelsin öpücüğü arasında başlar deniz yolculukları.
En büyük deryalarda bile yoktur, olamaz gemisiz kaptan
Ve onların gemilerine olan duygusu sevgiden fazladır
Öp beni anne, öp yoksa bu kaptan seninle birlikte batar.
Bir heykeltraşın toprağı avuçlamasıdır heykelin öyküsü.
Sadece en iyilerin kaderidir heykel olmak.
Ve sudandır şahane heykellerin ölümü
Sev bei anne, sev yoksa yağmur yağar
Her çocuk, çocukluğunu bulur kardanadamlarda
Ve onlarda yaşam bulur soğukta ve karda.
En sıcak çocuk, kardanadam ikilemidir bu; soğukta olsa
Üzülme anne, üzülme yoksa güneş doğar
Güzel bir kadın gitar çalar
Saçlarım mı, ellermi bu müziğin sahibi?
Bir damladır akordumu bozan
Okşa saçlarımı anne, okşa yoksa müzik susar
Kimsenin bilmediği yerlerde mavi papatyalar açar,
Her gün bir arı uyandırır o papatyaları,
Kendinden büyük kalbiyle okşar yapraklarını
Yanımda ol anne, hep yanımda kal yoksa solar papatyalar.
En görkemli ağacın yaprağıdır cınar yaprağı.
Sonbaharmı, rüzgarmı yaprağı dalından ayıran?
Neden sarardım neden soğuk? Sonbahar mı geldi?
sarıl bana anne, sarıl yoksa eser rüzgar
Ey! tanrılar kızı;
Seni anlatır denizde açan güller sıfatı
Ve sen beni anlatırsın güllere.
Tutup elimi, beni nasıl öptüğünü, anlatırsın
Saçlarımı okşadığını ve çok sevdiğini haykırırsın.
Güllere yoksa dersin ardından yoksa o çocuk kana batar
Kayıt Tarihi : 5.4.2007 21:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!