Maviyi çaldırdığım gözleri sızınca
uykularıma...
Koynunda sabahlıyorum,
esmer gülüşlerine yangın
düşlerimin
yok bir şikayetim.
Zemherinin hüznüne kavrukken türküler
bedbahtlık; kara çalınmış baharlara alkış tutuyor.
Yorgun kapılara asılıyor kimsesizliği gölgelerin
Kendi yıldızından atlıyor biri
meçhul bir serüvenin koynuna.
Sevgilinin gözpınarlarında boğuluyor başka biri.
az önce doğdum kalbinden
yeni başladım yaşamaya
ilk nefesi gözlerinden aldım
senden başladım hayata
ilk gülüşüm sanaydı
ilk adımım, merhabam sana
Kendime kaçışların aydınlığında
Eflatuna bulanmış,
hüznün çiçeklerini
döküyorum
güne
geceye.
Kırık döküktü gençliğimiz
sırtımızda uzun bir yolculuk
ruhumuzda sevda yanıkları
düşlerimizden henüz çıkmıştık
göz göze geldiğimizde
sonsuz bir maviydi zaman..
yürek ağrısıyla gün ağarmaz
düğüm atar geceler gözlerine
süveydada boğulursun
kapı menteşesine sıkışmış bir veda
gelir kanatır uykularını
ne gideni unutursun
Alfabeyi unutuyorum arada
yani kelimelerimi
yani varsın'lığı /
yokmuşsun gibi hani.
En dipsiz kuyusuna düşüyorum aklımın.
kısacık bir an değil /
Darmadağın bir yoksunlukta
gökyüzünün grisi sızıyor
ruhumun çatlaklarına
tekinsiz bir ayrılık kesiğiyle
kanıyor avuçlarım
yabancın değilim
ömürlük bir bekleyişten geliyorum
suskunluğum yaşlı
yalnızlığım kalabalık
elimdeki papatyalardan solgun olsa da çehrem
gözümdeki ışıktan
Çiçek olmak
Gülümseyerek kırıldığı yerden
bir pencere kenarında
güneşi çekmek içine.
Aldırış etmeden sert rüzgarlara
umutlarını tutabilmek dalında.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!