Yıldırım Türker (d. 24 Ağustos 1957; Ankara) , Türk yazar, şair ve tiyatro çevirmeni.
Robert Kolej'den mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nü bitirdi. İstanbul Şehir Tiyatroları'nda dramaturg olarak çalıştı.
Express ve Öküz dergilerinde yazdı. 2007 yılında gerçekleşen Yirmi altıncı Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde 16 Türk filminin yarıştığı Ulusal Yarışması'nda jüri üyeliği yaptı.
Türker, Radikal Gazetesi'ndeki köşesinde ve gazetenin pazar eki Radikal İki'de düzenli yazılarına devam ettikten sonra 13 Ağustos 2012 günü itibarıyla Radikal Gazetesi'nden, yazdığı bir yazı anlaşmazlık sonucu yayınlanmayınca, ayrılmıştır.
Şu anda Özgür Gündem Gazetesinde Yazmaktadır.
Eserleri
Cihangir Kedileri
Zaman Bitti
Meğer Gülüp Geçmişim
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!