BİR TEBESSÜMÜ BİRBİRİMİZE ÇOK GÖRMEYELİM
En sonunda geldi, koca yılbaşı
Ödeme var, kafanı durma kaşı
Gözün üzerinde durur, onun kaşı
Ne yapacağız, yine geldi aybaşı
Yılbaşı gelince, ömrümden bir yıl gider
Alacaklılar, borcunu alamayınca siler
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




katılıyorum size yılbaşı bizim için hiç uygun değil
eğer yılbaşı kutlamak istiyorsak kendi yılbaşımızı (hicri) kutlamalıyız
ve müslüman olarak yaratıldığımız ve hayatımızı müslüman olarak devam ettirdiğimiz için allaha binlerce kez şükretmeliyiz
MERYEM GÜLCÜ
Merhba hocam,her ne kadar adetlerimzden degil desekde ben 44 yasadim.her yil ulkemde yilbasi kutlanir.hiristiyan adetlerine gore degil elbet.hiristiyanlar hindiyi tahankgiving de keserler.kasimin 26 da.yani sukran gununde.camida christmas ta keser,donatirlar.yani hazreti isanin dunyaya geri donecegi gun olarak kabul ederler.hz.isanin camin ustune inecegi inanclari vardir.ayni zamanda da hz.isanin dogum gunudur zaten.24 aralik.bu yil. bizde ramazanin 10 gun her yil erken gelmesi gibi.bunlardada degisir zamani christmas in.yeni yilda da yani 1 ocakta da gece boyu eski yili ugurlarlar yeni yila merhaba demek icin bol bol icerler,oynarlar.bizimkilerse bu alemin uc bayramini yil basinda birlestirmisler.hepsini birden kutluyorlar.hindi kesip,cam susleyerek,birde yeni ylda icip icip sarhos olarak...aslinda gelenek haline geldi bile.insanlar birbirlerinden etkilenip kulturlerini degistiriyorlar.ama sanirim bu olay yalnizca bizim insanimiza has bir olay.baskalarini taklit etme aliskanligi bunuda ilericilik olarak gorme...yeni yili kutlamakta hic bir sakinca gormuyorum.ama sizinde dediginiz gibi sekli bize gore degil.sukretmek lazim elbet yaratana yeni yili gorme sansi verdi rabbim diye.bizdeki baskalasma hat safada oldugu icin kendilerince uydurdular bir kutlama,yapiyorlar iste.buda gelenek oldu.degistir degistirebilirsen.burda yasiyorum ama iyi dileklerden baska yeni yil kutlamalarina katilmaim.turkiye dede oturup cekirdek cinter,kestane patlatirdik.birde bir kac rekat namaz.burdada degisen tek sey var oda kestane patlatmiyoruz.sadece biraz sohbet edip belki kilarsak bir kac rekat fazladan sukur niyetine namaz.hepsi bu.bazen onu bile yapmak icimizden gelmiyor.tabiiki burdaki her aile boyle degil.aynen turkiye deki gibi abartili sekilde girenler cok...neyse hocam siirinizi okuyunca bunlari paylasmak geldi icimden.kaleminize saglik ustadim.
NİLÜFER UÇUK
Yılbaşı gelince, ömrümden bir yıl gider
Alacaklılar, borcunu alamayınca, siler
Bu hayat mücadeleyle, işte böyle biter
Deniz kenarında durma, birisi arkandan yiter
________________
yüreğinize sağlık.
gelenekler uçtu uçar.......tebrikler...teşekkürler.....
Hayırlara vesile olur inşallah,yeni yılınızı tüm sevdiklerinizle beraber dert kederden uzak daha nice yeni yıl diliyorum,kutkuyorum emeğinize sağlık fikret bey,selam ve dua ile,,
Çok güzel bir konu işlemişsiniz teşekkürler.Yüreğine sağlık dost saygılarımla.
çok güzel bi konu biz türküz üstüne en güzel din olan müslümanız ama artık herkes kendine göre bi açıklama buluyor yüreğinize sağlık
Tebrikler emeğe, yüreğe, kaleme..
Selam ve dua ile
Yeni yılın sağlık huzur ve esenlik getirmesi dileği ile..güzel anlamlı bir çalışma olmuş yürekten kutluyorum selamlar.
Yılbaşında, niçin hindiler kesilir?
Ormandan, niçin çamlar biçilir?
Yılbaşında, niçin diskoteklere gidilir?
Bu beden, niçin içkilerle bitirilir?
Doğru söze saygı duyulur üstadım.. Emeğinize sağlık..Saygılar
Bu şiir ile ilgili 30 tane yorum bulunmakta