Yıkıntı Şiiri - Musa Niyaz Erdem

Musa Niyaz Erdem
25

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Yıkıntı

YIKINTI
​Bakma bana öyle…
Gözlerin, Karadeniz’in en hırçın yerinde
dilsiz bir fener.
Gemilerim karaya oturmuş,
pusulam
senin teninde esir.

​Seninle olmak;
kâinatın balkonunda ebediyeti seyretmek değil,
Tanrı’nın gizli bahçesinden
yasak bir meyveyi çalmak gibi.

​Günah mı? Sevap mı?
Aşağıda dünya döne dursun;
senin dudaklarında her tövbe
paslı bir kilidi zorlayan rüzgâr.

​Bakışların masumiyetin beşiği.
Ama gülüşün…
Gülüşün
cennetin kapısını tekmeleyerek açan bir
isyan!

Zaman
senin teninde yönünü şaşırıyor.
Saatler,
karda izini kaybetmiş
yaralı kurtlar gibi uluyor.
​Dünya bir toz, biliyorum.

Çünkü yüzün
benim sığabildiğim en geniş hudut,
en son sığınak,
en görkemli bozgunum.

​Ne yer ister bizi,
ne gök…
Bu yükseklik,
oksijeni sadece ikimize yeten
bir uçurum.

​Düşmek mi?
İnişi yok bu sevdanın.
Ya balkonun ucunda
asılı kalacağız sonsuza dek,
ya da kül olup
kâinatın karanlığına savrulacağız.

​Ve ben…
Bu yıkıkta
hâlâ sana teslimim.
Hâlâ esirim.

Musa Niyaz Erdem
Kayıt Tarihi : 6.1.2026 02:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!