Yeşil bir vadinin kucakladığı yerde,
Malatya’nın kalbi Yeşilyurt’ta atar.
Dağların eteğinde, güneşin nurunda,
Tarih kokar her taş, her sokak susmaz.
Kayısı bahçeleri mis gibi kokar,
Çekirdeğinde geçmiş, dalında umut var.
Kirazı, üzümü bağlarda sıraya dizilir,
Yeşilyurt’un bereketi sofraya iner.
Tezgâhlarda emek, ilmek ilmek sabır,
Dokumada ustalık nesilden nesile aktarılır.
Kumaşında alın teri, deseninde zarafet,
Yeşilyurt tekstilde öncü, emeğin adıdır.
Sofralar kuru gönülden gönüle,
Analı kızlı, içli köfte duman duman.
Kâğıt kebabı, tandır ekmeğiyle,
Bir lokmada anlatır bu toprak kendini.
Kayısı hoşafı, pestil, köme kokar evler,
Misafir baş tacıdır, eksik olmaz ikram.
Çay demlenir, muhabbet uzar gecelere,
Yeşilyurt'un sofrası bereketle dolar.
Meydanlarda güreş tutar yiğit pehlivanlar,
Bileklerinde güç, yüreklerinde mertlik var.
Ata sporundan gelir bu duruş, bu eda,
Yeşilyurt yetiştirir namlı pehlivanlar.
Doğasıyla, insanıyla bir cennet burası,
Her yüzünde sıcaklık, her sözünde samimiyet.
Dört mevsim ayrı güzel, her adımda bir hikâye,
Yeşilyurt’un büyüsü gönüllere kazınır.
Bir yer değil sadece, bir yaşam biçimi,
Kültürle, sanatla gönüller taşar.
Eski konaklar, dar sokak araları,
Bir selam yeter, açılır kapıları.
Kayıt Tarihi : 7.06.2026 21:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!