Loş hedefleri aydınlatmalı,
Pis denizleriyse kurutmalı,
Sesli ağlayanı susturmalı.
Tunç kilitleri hemen kırmalı,
Zor oyunları tümden bozmalı,
Kötü yalanları hep boğmalı,
Siyah perdeleri kapatmalı.
*
Şu kirli defterleri yakarsak,
O temiz elleri biz tutarsak,
Derin dereleri bir aşarsak.
Yüksek tepelerden de taşarsak,
O hedefe doğru da koşarsak,
Tunçtan engelleri de yıkarsak,
Sonsuz aydınlığı biz çıkarsak.
*
Soğuk fırtınalar birden koptu,
Cengiz dağlarda pusuyu kurdu,
Asya çölünde pars hızlı koştu.
Derin bataklık çamura battı,
Sonsuz kederleri birden yuttu,
Korkunç rüyalara hemen daldı,
Zayıf bebekler gibi ağladı.
*
Uzun ağaçlar hepten donanmış,
Parlak alevlerle harmanlanmış,
Kalın kapılar tersten kapanmış.
Yorgun adamlar yere uzanmış,
Titrek ayaklar suya dayanmış,
Şaşkın insanlar renge boyanmış,
Sahte dostluklar korkup uyanmış.
*
Masum fidanlar hep serpilecek,
Çelik zincirler de kesilecek,
O taşkın nehirler çekilecek.
Yüksek çatılar da devrilecek,
Kirli zeminler hep silinecek,
Mutlu şarkılarla söylenecek,
Ilık rüzgarlar hep sevilecek.
*
Bütün mevzuların aydınlanır,
Korkak zalimlerse yargılanır,
Kötü insanlar da sorgulanır.
Bozuk düzenler hep çalkalanır,
Gizli gerçekler de fısıldanır,
O paslı kılıçlar ufalanır,
Saf düşünceler de ferahlanır.
*
Sert kayalarsa asla çözülmez,
Katı mermerler pek de bölünmez,
Derin denizlerden hiç geçilmez.
Yüce dağlardan da hiç inilmez,
Mutlak kurallara direnilmez,
Adalet asla engellenemez,
Doğru olanlar hiç de yenilmez.
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 01:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!