Yeni Dizi Şiiri - Naki Aydoğan

Naki Aydoğan
1395

ŞİİR


18

TAKİPÇİ

Yeni Dizi

Şehre gelen gelir mahalleye bir kişi daha gelmiş çok mu?
Biri gider biri gelir.
Yok, bu boşalan yere gelmemiş.
On üçüncü kişi gelmiş.
Düzeni değiştirecekmiş mahalleyi yeniden kuracakmış
Ve ahaliyi yeniden kalkındıracakmış.
Ali ne der.
Ali kim?
Ali haktır halktır, bilmez misin?
Ömer çevredir Osman eşraftan.
Ali inanırsa halk inanır.
Ömer sağlam durur Osman kati kalır.
Yeni dizi başlar.

On üçüncü kişi kim?
Müteahhit mi?
Yok, dilenci.
Dilenci mi?
Şehrin en göbek yerine postunu atmış.
Dilenir de dilenir.
Bizim mahallede oturacakmış.
Var ya şu yıkık dökük viranede.
Konakta mı?
Evet, o konağı yeniden tamir edecekmiş.
O konakta hep has dilenciler yaşarmış.
Hakikatten dilenci mi?
Evet, dilenci hem de has dilenci.
Adam hoca hoca hem de dilini öğle dillendirir ki filozof.
Göbekli vakıf üniversitesinde hoca.
Yapısal ve modern dilenciler değil midir, vakıfçılar.
Ama bu Zarif Hoca, gerçekten dilencilikte yaparmış.
Antik zamanların sofileri gibi.
İki karakterli yaşarmış.
Kimse ayırt edemezmiş hem dilenci hem hoca olduğunu.

Peki, bizden olan on ikinci kişi kimmiş.
Yeni birinci kişi.
Kadınmış.
Zarife hanım var ya mahallenin yenilerinden
Yemiş dükkânı olan Abbas’ın karısı.
Kimse bilmezmiş ama ermiş kadınmış.
Hiçbir şeyi bilmez görünür ama her şeyi bilirmiş.
Neyi bilirmiş?

Akçapak Mahallesi şehrin yeni dönüşüm semti olacakmış.
Her şehirdeki Batıkent Mahallesi gibi mi?
Yok, canım bizim mahallemiz zaten kurulu bir mahalle.
Batıkent mahalleleri yeni kurulan mahalleler.
Yoksa Fikirtepe gibi mi olacak.
Eh işte.
Şimdiki Fikirtepe de dilencilerin ne işi olur.
Orada yeni iş bilir kodamanların oturduğu mahalle.
Atma hiç gittin mi yeni halini kestiresin.
Bilmem ben öğle düşünüyorum.
Ama bizim mahalle dilencilerin sokak çocuklarının kapkaççıların dönüşüm mahallesi olacakmış.
Nasıl olacakmış?
Bilmem Zarif Hoca bir yerleşsin konağına hâkim olsun mahallesine.
Ermiş Zarife bir inansın Zarif hocaya işte o zaman göreceğiz

Festival havası yaratmalıyız.
Sokak festivalleri şehrin sokaktan kaynaklı kalkınması değil mi?
Günümüzde barlar sokağı da bir nevi.
Bu konuyu açmadan biz kimiz onu bir açıklayalım mı?
Biz mahallenin akılsız delileriyiz.
Malum akıllı deliler bir akılla kendine saplanmış hayatını hayata çakmış kişilerdir.
Günümüz de şehrin delileri özünde akılsız akıllılarıdır.
Kimse bilip bahsetmese de.
Yani görülen şehir delileri kalabalık içinde konuşan bağıran birkaç kişidir.
Bazımız kendi kendiyle konuşur ya işte bu şehir delileri
Kendiyle konuştuğunu farkına varıp da susmayandır.
Akıllı deliler okumuş kişiler diye değerlendirilse de bizce aklı başına bela olmuş kişilerdir.
Bizce akılsız deliler okumuş veya asıl düşünen kişilerdir.
Çoğu akılsız deliler okumuş çıkmaz.
Çünkü pek akıl taşımadıklarından sınavlarını verip okul geçemezler.
Kopyada çekmezler.
Düşünürler.
Bir zaman olur ki akılsız gezerken lazım olan aklı hemen fikir ederler.
Düşünce eyleme geçmezler.
Onları kimse takmadıklarından birde bakmışsın hazır ünlüler eylemine geçmiştir.
Akılsızların akıl ettiği fikirleri.
Hak ilk çalanındır.
Düşünüp bilenden çok düşünmeyip bilmeyenlerin namussuzluğu düzenin namussuzluğudur.
Hakkımız çok yenir.
Biz kimiz dedik ya biz birbirimizi tanımayız.
Mahallenin bir ucunda ben öbür ucunda kim bilmem.
Ama bir birimizle düşünür ve konuşuruz.
Ben kendi halinde okumaz yazmaz yazarım.
Yani amatör yazarım.
Ben ondan bahseder ona yazarım.
İlhamımdır benim.
İllaki bende onun ilhamıyımdır.
Büyük ihtimalle o da yazar ya da iyi bir okurdur.
Bir gün tanışırız elbet.
Biz sıfır kişileriz.
Bizim etrafımızda kişiler şekillenir.
Biz bir tanışalım sevgili olacağız.
Hep sevgililer yazmaz mı hayatı.
Yazarlara ilham olur sevgililer ve hayat bir başka yazılır.

Dilencilerin önemi para istemesinden değil
Para istemek için dillenmesinden ileri gelir.
Ramazan davulcuları gibi hayat dillendiren kişilerdir.
İhtiyacı olup da dilenemeyen kişilerin yerine dilli kişiler dillenir.
Ünlülerin kökeni ya dillilikten ya da dilsizlikten ileri gelir.
Ünlüler dillenir ünlüdür asıl satıcılar.
Ünsüz satıcılar Allah rızasıyla iş yapar.
Satamayan alamadığını Allah rızası için dillenir.
Ben dilencilerden çok korkarım çünkü pek dillenemem.
Abuk subuk konuşurum dilencilere karşı.
Ve de reklam ve tanıtımcılara karşı.
Dillenemem ki dileneyim değil mi?
Ama önemini bilirim.

Festivalimiz çok şey olmak isteyip bir şey olamayanların havası olsun.
Şiir yazıp da şair olamayan müzik çalıp da müzisyen olamayan.
Şarkıcı türkücü artist martiz vs.
En önemlisi de özürlüler ne olmak ister.
Beden dillerini devindiremeyen dilenci olmak zorunda kalan özürlüler.
Ne olmak istersiniz.
Düşünce özürlüleri sokak siyasetçileri olurken
Bedensel özürlüler sizler ne olmak istersiniz.
Sağlam bir birey teknolojik dev ve dijital cüce.
Sizlerde sağlam olanlar gibi her şey olmak istersiniz.
Bilmem mi sizi.
Körler solist çalgıcı dilsizler beden dilinde tiyatrocu.
Ayağı kolu olmayan top bolcu vs.
Ne olursa işte.
Akçapakça mahallesinde festival caddesinde her şey olurlar.
Temizlik vergisi gibi huzur vergisi alır belediyeler.
Bir vergi daha mı oldu milletin sırtına.
Fakir fukara fonunu yemeselerdi böyle olmazdı.
Asıl dilenci kimmiş sağlam bildiklerimiz.
Ama mantıklı değil mi huzur vergisiyle adi dilenciliğin önü kesilmez mi?
Ama huzur için kabadayılık yapan korumacı sömürücü mafyanın işine de çomak sokulmuş olur.
Asıl bu dayısız kabadayılara ne yapmak gerek.
Asıl sakat olan işsiz güçsüz her şeyim olsun diyen tembel kesim değil mi?
Öfkeliye öfkesiz hâkim olanlar.
Ne yapmalı sizi.

Naki Aydoğan
Kayıt Tarihi : 11.7.2025 08:48:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!