Yazgı Şiiri - Sümru Yılmaz

Sümru Yılmaz
63

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Yazgı

Hiç duydun mu, attığı çığlığı, son yaprak dalından düşmeden?
Sevda düşlerinin birer birer eksilmesi gibi yüreğinden.
Bedenimde izlerini, kulaklarımda sesini ve kokunu avuçlarımda,
Işığı sönen ruhumun feryatlarını, karanlık bir gölge gibi bana bıraktığında.
İntikam ateşi ile yanan savaşçı edasıyla benliğin uzaklaşırken,
Sadece yutkunmak ve izlemek kaldı ağlamamak için direnen gözlerimden.

Gün ışığı yıkardı, dokunmaya kıyamadığım tomurcuk bedenlerimizi,
Alazlı dudaklarımla öptüğüm kirpiklerindeki çiy damlası incileri,
Sessizce son yolcusu ile rıhtımdan demir alan yaşlı vapurla gitmelerini
Ve gittikçe uzaklaşan hayalinle uzanmaktayım tutacakmışım gibi ellerini.

Söndürdüğüm son sigaramda, bir gün dönsen diyorum,
Yudumladığım, dudakların misali, çal karası şaraptan.
Şehrin gittikçe dinginleşen azgın gürültüsünden
"Buradayım, çıktım geldim işte, şakaydı hepsi" demeni istiyorum.

Vurup geçtin DESTİNA, yazgı demekmiş adın aslında,
Lanet olsun bıraktığın sensizliğe, lanet olsun böyle yazgıya.
Gelmesen de olur artık, alıştım tek başıma direnerek yaşamaya,
Ve seninle sensiz, kapanmayan gözlerimle uyumaya,
Anlamsızlaşmış boş kaldırımlarda yağmurda ıslanmaya.

Alıştım ve bıktım, gelme, uyanma sabahıma,
Kadehimden dudaklarını, yatağımdan al gecelerini.
Gitmelerinle isyanlarımı götür, mazi ve atimde bırakma izlerini,
Bırak beni, uyanmalıyım yeniden düşen cemrelerin sağanağında.

Sümru Yılmaz
Kayıt Tarihi : 20.7.2019 16:53:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!