Ellerindeki kağıtlara bakıp mısraları alkışlıyorlar.
Hayatımı orta yere bırakıyorum, şaşkınlık içinde müzede eser izler gibi izliyorlar.
Ben satırların arasında can çekişerek ölüyorum.
Ömür öğütüyorum, onlar gelmiş ne güzel mısra.
Karşınızda durmuş, ruhumun en mahrem odalarını ardına kadar açmışım.
Her kelimemin bir yeri kırık, her noktam bir çığlık...
Boğuluyorum Aloo, boğuluyorum!
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta