Soframın baş tacı,Çorbamın ilacı
Sohum sohum suyuna bandığım
Katıksızda olsa bulunca avunduğum
Yerde bulduğum, öpüp alnıma koyduğun
Aah !yağız tenine, ak gönlüne kurban olduğum.
Yağız toprakta,kıraçta filiz filiz yeşerenim
Kırk yıl haneme tahtını kurdun
Sofranın orta yerine kuruldun
Söyle bizimle mutlu mu oldun
Bizden razı mısın ekmek tahtası
Hangi kaynaktan içtin suyunu
Seninle birlikte şu uzun gecede,
Başlamak güzel duygulara
Sevgi dolu sözlerle bitmesin muhabbet
Gözler yorgun ,ağırlaşırken kirpikler
Uykuya dalan nice sevgililer
Dalıp gitmek aynı anda eleleyken
Seher vaktinde işine gider gibi
Sımsıcak döşeği terk edip kalkar
Saatlerce uzunca bir yolu
Tepeler yayan gider emekli.
Üç aylık maaş, almak gayesi
Zamansız çalan bir saat gibisin
Hergün aynı makam çınlıyor sesin
Yüksek kaldırımlı sokaklarımdan
Sen seslen ben atayım eskileri
İnsanın beyni hücreler yumağı
Bütün aşıkların suçunu bana yükleme.
Nice aşıklar gelip geçti bu gülistandan.
De ki;
Sen; biçare bu yolun aciz ,garip bir yolcususun
Benim suskunluklarım var,
Hep akar ılık ılık, içime içime
Çuvaldızı bana vur iğneyi kendine
Bırak öylece kalsın sevda sızısı
Acılarımla beraber içime içime
Eğer bilmiyorsan yüzmesini
Dört bir tarafımız derya deniz
Bizde balığa doymak isteriz
Destur buyur Ali Devletlimiz
Kilo kilo yesin doysun milletimiz
Kıyılardan atalım olta ,çapari
Ambarı, kileri boşalttım
Kilit vurdum dolaplara
Bıktım usadım artık
Çevirdiğin dolaplarla
Günlerce aradım seni
Kumbaraya attığın on kuruslari
Birlikte yedik ,dayı çocuklarıyla
Kah gizlice ilkokul sıralarında
Bazen de gecekondumuz arkasında
Yeniden yaşamak lazım o günleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!