Asırlık peronlarda tunç demirden kağnılar
Bir yığın genç insanı içlerine aldılar
Hüzünlü tebessümde son anı yaşadılar
Göz yaşıyla ıslanmış mendiller salladılar
Bir meçhûle gidiyor yağız delikanlılar
Peronda dona kalmış ağlayan yavuklular
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Uğrunda ölmek için tereddüt etmediler
Düşmanı esir alıp kalleşlik gütmediler
Bakmadılar yakına uzağa gurbetine
Koştular şevk içinde şehadet şerbetine.
Değerli dostum, duyarlı yüreğinize selam olsun. Bu vatan böyle evlatları olduğu sürece ebediyete kadar Türk kalacaktır.
Bu kural değişmedi, değişmez, değişmeyecek.
Ne mutlu Türk'üm diyene!
Selam ve sevgiyle.
'Vatan borcu' deyip gidiyor Mehmetçik'lerimiz.......yüreğimiz onlarla.....bu acıları yaşamak istemiyoruz.....mükemmel bir şekilde dile getrmişsiniz.....kutluyorum duyarlılığınızı ve şiirinizi tüm içtenlilğimle, tam puanımla...............Saniye Sarsılmaz
BU GÜZEL ESERİNİ ŞİMDİ RADYOOZANIN CANLI YAYININDA OKUYORUM CAN DOST
KALEMEİNE VE YÜREGİNE SAGLIK
KUTLUYORUM
SAYGILARIMLA.EROL SAGUN
RADYOOZAN GURUBU RADYOLARI YÖNETİCİSİ VE HALKLA İLİŞKİLERDEN SORUMLUSU EROL SAGUN.
Her düşen Şehid ile yüreğimiz kavrulur
Bulanık sularımız elbet bir gün durulur
Tutulupta ensenden bilki hesap sorulur
Ey Vatan hainleri hepinize duyrulur..
Her vurulan bir Mehmed bin Mehmedi doğurur
Mehmedlerin hamuru Şehitlikle yoğrulur
Gün gelir bu Ülkede önce hain vurulur
Ey Vatan hainleri hepinize duyrulur...
Şiir de hikayesi de birbirinden anlamlı ve güzeldi.
Mutlaka sorulacak bu hesap, oldukça kabrdı zaten
Ellerinize, yüreğinize sağlık
Tebrik ve saygıyla
Ümran Tokmak
Anadolu'nun anlamlı, güzel örf ve adetlari, gerçekleri çok güzel ifade edilmiş.. Tebrikler Yunus Bey.
SEvgili saygı değer çok kıymetli yunus bey böyle mükemmel duygu yüklü bir şiirinizi bana okuttuğunuz için size canı gönülden teşekkür ve tebrik ediyorum.Dilerim cenabı hak kalemizi daha güçlü eder ve sizi her konuda daha basiretli eder Bu ülkenin size ve siz gibilerine ihyiyacı var.allah sizi kem gözlerden esirgesin.Allaha emanet olunuz Allah yar ve yardımcınız olsun Amin
ağzına yüreğine sağlık üstadım , şiirirn çok manidar ve gerçekler ,keşke o hain eller uzanıp da silaha mehmedin tertemiz alnına sıkmasaydı kurşunu sizde bu şiiri yazmak zorunda kalmasaydınız,bizimde yüreğimiz her şehitolan evladımızla , yavaş yavaş ölüyor.bu hain terörö ve hainleri şiddetle kınıyorum,saygılarımla. Hülya yıldırım (OZAN ŞAHİNİ )
Mehmet ve yavuklusunu okumakla kalmadım, onlarla birlikte yaşadım bu ayrılığın acısını...
Şehitlerimizin Ruhu Şad Olsun.
Saygımla
Aynı günün ertesi her tarafta Bayraklar
Al yeşil giyinmişler sevdalı yavuklular
Alkışlar arasında tunç demirden kağnılar
Halaylar çekilerek şen şakrak uğurlandılar
Topluluk dağılmadan mezarlığa gittiler
Mehmed'in baş ucuna al Bayrağı diktiler
Kasabanın gururu Şehid Mehmed olacak
Bu Vatan'da bu Bayrak ebedi dalgalanacak
Duyarlı mısralara,şiire tebriklerimi sunarım
Mustafa Yiğit
hüzünlü...ama şükür ki;sabır denen nimeti yaratmış rabbimiz...herkese kaldırabileceği yük yükleniyor..demek ki onlar bu olayı kaldırabilecek kadar asil ruhlular..tebriklerimi sunuyorum..
Bu şiir ile ilgili 123 tane yorum bulunmakta