Yastığımın Şahitliği
Her gece beni biraz daha bitirir;
Sessizliğin içime çöken o ağır yükü...
Senin adın geçmeyen hiçbir düşünce,
Artık sabaha ulaşmıyor bende.
Sen beni sevsen ne, sevmesen ne?
Bir kalbin kırıldığı yerde,
Sevginin adı kalmıyor zaten.
Ben seni içimde büyütürken,
Sen... Beni içimde eksilttin.
Söylesene; yaşattıkların bir çırpıda silinir mi?
İnsan birini severken, anılar da etine kemiğine karışır;
Hangi yerinden koparıp atayım seni?
Ya anılar...
Bir sokak köşesinde,
Bir şarkının en kırık yerinde,
Bir fincan çayın buharında karşıma çıkıyor adın.
Şimdi benden değil, yastığımdan helallik iste!
Çünkü en çok o biliyor;
Geceleri kaç defa adını fısıldadığımı
Ve kaç defa sessizce sana ağladığımı...
O bilir;
Uykuların neden yarım kaldığını,
Sabahların neden yorgun doğduğunu...
Ben sustukça, gözlerim konuştu onun koynunda.
"Bir insanın kalbi bu kadar sessiz kırılır mı?" diye,
En çok o şahit oldu bana.
"Ben seni unuttum," derken bile,
İçimde hâlâ adını sakladığımı o gördü.
Şimdi dönüp de "Geçmişte kaldı," deme bana...
Çünkü bazı geceler vardır; yıllar geçse de sabah olmaz.
Ve bazı insanlar vardır; gittikten sonra bile
İnsanın içinde kalmaya devam eder.
İşte ben, senin gidişinin içinde kaldım biraz...
Biraz kırık, biraz eksik...
Biraz da sana rağmen, seni hâlâ seven biri gibi.
Belki bir gün bir rüzgâr geçer içinden;
Bir anlığına hatırlarsın beni.
O zaman anlarsın:
İnsan bir kalbi kırarken, sadece birini değil;
Bir ömrü de yarım bıraktığını.
Ama ben yine de sana beddua değil,
Sessiz bir vedayı yakıştırdım.
Çünkü bazı sevgiler, intikam taşımaz içinde;
Sadece derin bir sızı bırakır.
Ve ben, o sızıyla yaşamayı öğrendim artık...
Ama bil ki;
Geceler hâlâ seni soruyor bana.
Kayıt Tarihi : 13.3.2026 10:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!