Ezanlar eriyor insanın dumanından
Sehpalardan sallandırdık kendimizi günahların yasından
Kelimelerin başı kesildi kan süzülüyor zamandan
Ağla ki duvarlar yeşeriyor hicranımızdan
Üç kuruşluk hayat için
Çocukların çiçek satması reva mıydı?
Soğuktan titreyen parmakların arasına
Can kırıkları oymaz mıydı?
Alt tarafı sobanın üzerindeki ekmekle mutlu olacaktık
Alt tarafı papatyalardan taçlar yapıp prenses olacaktık
Alt tarafı masumiyetin çizgisindeki çehremizle bakacaktık
Alt tarafı beş taşla avucumuzda hayatı yakalayacaktık….
Yıldızlara and olsun
Her hücremde kilitledim varlığını
Yıldızlar kaysın unutursam adını
Bir türkünün bam telinde hatırlarsın eski günleri,
Gözlerinin tellerinden süzülür damlalar,
Köşe başında beklediğin işte o an,
Eski bir takvim yaprağı bugüne konar.
Aşıklar yorulmaz
Cümlenin bütün öğeleri olsan da
Kanyonlardan geçse de yolların
İpi kopsa da balonlarının
Suni teneffüs varsa zamanlarının
Yine de aşıklar yorulmaz
AŞK
Aşk, yanan bir tüy
Aşk, gül yaprakların düğümü
Aşk, gözyaşındaki bir gamze
Aşk, dağın zirvesindeki bir lav
Saçlarını topla saatin tüm vakitler senin yüzün
Rüzgarı azat et yeryüzünden, bakışların bana essin
Sen konuşuyordun, kanat izleri oluşuyordu gökyüzünde
Fiyakalı yaşamdır benim için aynada iki kişiyi görünce
Tarifsiz bir mevsimin harflerin tuzağındayım,
Kalbin bir kapan , anlarım bunu yüreğimin kırıklığından
Mor çoraplı bir kadın geçer sokaktan
Karanlığın ortasında bir ceberrut konuşur taştan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!