…Doğuşum kadar sancılıyken başlangıçlarım, hangi tılsım ayaklarımı gömen mezarlıktan kurtarır beni?
Sökün, alın, götürün beni vatanıma! Açlıktan, susuzluktan can çekişerek ölen kardeşlerimin yanına gömün beni.Gömün ki; sıcak katreler akıtayım ölümün zemheri soğuğuna,
Gök kubbede okunan ezan-ı şerif olayım barış yetimi bebelerin rüyalarında
Nergis kokayım kan işeyen anaların saçlarında.
“Karanlığı aydınlatan her bir bombanın bıraktığı sancı dolu geceleri kırbaç sızısıyla hissedeyim tenimde,”
Götürün ki; ruhumdaki yaralardan sızan kanımla doyurayım toprağımı…
Ya; “ölmüş anaların göğsünde süt arayan savaş bebelerinin,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta