Atışmalar 1/ Ahmet Sefer KOÇER
Yanarım
Geride bıraktık baharı yazı
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Sevgili Ahmet;
Atışmanızı zevkle okudum.
Bayramınızı ailece kutlar,selam ve sevgilerimi yollarım.
Günerkan Aydoğmuş
Afganistan, Fiıistin'i Irak'ı
Zulümle dönüyor zalimin çarkı
Bizimkinin yahudiden tek farkı
Seccadeye değmiş kaşa yanarım..........Ahmet Sefer Koçer
katılımcı dost kalemleri kutlarım.
selamlar...(arkadaş listeme kabul ettim hayırlı paylaşımlara)
Yüce dağ başında olaydım bir taş
Dönerdim toprağa ben yavaş yavaş
Kör nefis uğruna verdiğim savaş
Beni derde koyan başa yanarım..........Ahmet Sefer Koçer
Fedakar bir dost nazlı bakışlı
Yüreği iman dolu göğsü nakışlı
Kutludur sevdası yürek yakışlı
Gönlüm hazan oldu kışa yanarım..........Hacer Alioğlu
Pek güzel olmuş bu atışmalar
Şairlerin dillerinden bal damlar
Dostluk örneğidir okuyan anlar
Yazamam böyle güzel ona yanarım..
Tekrarı olur umarım, selam ve saygılar.
atışmalar çok güzeldi.tebrikler.
Çok güzel bir çalışma olmuş, iki gönüle de selamlar...
Ahmet Hocam,
Gençler hatırlamaz ama,sen hatırlarsın.
1974 lerde 'Bizim Anadolu Gazetesi'nde bir tane
bacımız vardı; TÜRKMEN KIZI rumuzuyla yazardı.
Esas adı :Sıdıka YÜKSEL 'di.
Nerdedir nasıldır... sağmıdır... ölümüdür bilemiyorum.
Bilen varsa haber etsin.
Bizim Hacer de şimdinin 'Türkmen Kızı'
İki güzel dostumun bu ortak atışmalrını tebrik ediyorum.
her ikinizi de bağrıma basıyorum.
var olunuz.
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta