Kimsesizliğin askısına astığım düşlerim,
soylu birinin dimdik duruşu gibi
dilsiz uşak olmuş;
endam eder evimin girişinde.
Akvaryumdaki balığım kalp krizinden öldü bir gece.
Sabahına, bahçemdeki sümbül ağacının dibine gömdüm
bir kişinin katıldığı bir törenle.
Her nisanda sızlarım kokusu burnumdan geçince.
Bir yalnızlık sonesi dilimde;
duvardaki saat sadece kendine dönünce,
uzun ve kaygılı bir yoldan gelen misafir gibi yastığım
uykuya geçer hep benden önce.
Yedeği olmayan bir anahtar,
kıpırdamayan sandalye,
hep yanlış basılan zil…
Toplasan hepsini,
bu alışılmış düzenekte
bir saatte doldurabileceğim bir çekmece…
Kayıt Tarihi : 18.11.2025 22:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!