suküt dediğin ne karanfil
duyguların çıplaklığında dilini yutmuş zaman mı
dibi yok heybesinde küskünlük sabır mı biriktirir
delik deşik böğründe ne acılar ne sızılar
doğurur büyütür kim bilebilir ki bunu
her sırlı düşünce de kaç taç yaprak üretir
zamanla tomurcuklanır mı efsun
katmer katmer çoğalır mı acı
kanlı çiçekler açar mı ?
açar mı gözlerimde
sukünet
ne yapacağını bilemez ki insan karanfil
yaşayan ölülere su taşıyan taşkın bir nehir olur mu?
yolu taşlık çakıl dolu ve ızdırap yüklü
suyu çiğ rengi bulanık ah!
zihni dağınık
kalbi sızılı
bölük pörçük olmayan nereden bilsin ki ah!
çaresizliğin çözümsüzlüğün tepe zirvesinden
yeryüzüne tepetaklak kanatlanmayı
onu ancak bu yoldan geçenler anlar
bir de tek başına ölen turnalar
ah!...
karanfil
modası geçmiş klasik bir şarkının hüzünlü nakaratını
kahkahasını yitirmiş duvarlara karalasan
bende okuyup okuyup ağlasam
ellerime kan damlasa
kan damlasa ellerime
söylesene allı karanfilim
eli yüzü küflü sarsak yalnızlık çekilir mi ?
suküt-u hayal giyinmiş yalıncak yüreğimden
18082026:0521
Ayşe UçarKayıt Tarihi : 18.08.2026 11:31:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!