Ben gitmeyi hiç beceremeyenlerdenim, ama bir kaç kere denemiştim.
İntihara giden ayaklar gibiydi gidişim; çelişki dolu, biçare, çarpık adımlarlar işte...
İlk adımımı gurur attırmıştı, bu yüzdende durmak imkansızdı, istemesemde gittim.
Önce aşka sürttüm topuğumu, sonra bir adım daha.
Ardından diğer topuğumun altında gördüm sadakati; bittim ve gitmelisin der gibiydi...
İlk defa orda hacim kaybetmişti ayakkabımın topukları...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta