’’ve kuşku, onu sanırım allah yarattı’’
şimdi bir sessizlik kesiyor göğsümü
yarılıyorum ortadan ikiye
toprak eşeleyip göğsüme dolduruyorum
içim kıyılıyor sanki
kanım simsiyah üstelik tuzlu
ve hissetmeye başlıyorum.
yaktulûke
yaktulûke
allah’ım insanlığın sonu benimle gelecekmiş gibi
bir derviş iniyor gökten
yahut gökler benim
ben iniyorum gökten başka bir biçimde
itaat etmedim
çok sevdim, çok ağladım
ölmedim ve öldürmedim
yaktulûke
yaktulûke
yanıyorum
acımıyor ama yitiyorum
keskin bir sızı
yüreğimi de göğsüm gibi yarıyor
yüreğim kuşku dolu
içim kıyılıyor sanki
dudağıma değsin istiyorum
gökten inen derviş’in elleri
yaktulûke
yaktulûke
bir güvercin ölüyor elimde
alıp göğsüme gömüyorum
gök kararırken güvercinler
yaktulûke
yaktulûke
dudağımda konmamış bir ismin sızısı
göğsüme gömdüğüm güvercin fırlıyor
uçuyor olabildiğince ve ben endişe duyuyorum
avucumun içlerinde sızı yahut
yummak gözlerimi ve açmak hidayete
yaktulûke
yaktulûke
derviş geviş getiriyor allah’ın yolunda
avucunun içlerinde bir giz ermiş
yaktulûke
yaktulûke
Kayıt Tarihi : 14.05.2026 17:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!