Yaktın be gülüm Şiiri - Muharrem Ayrancı 2

Muharrem Ayrancı 2
577

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Yaktın be gülüm

ANTOLOJİ KAYIT FORMU
Eser Adı: Yaktın Be Gülüm
Şair / Ozan: Muharrem AYRANCI
Eser Kayıt No: MA-2026-0504
Kayıt Tarihi: 16.05.2026

1. BÖLÜM
Islak saçlarını, taradığım gün;
Aklıma geldikçe, biterim her gün.
Maziler bende bak, saklıdır bugün;
Nerede kaldın sen, nerede gülüm?

NAKARAT
Gelişin güzeldi, gidişin hüzün,
Gözümde yaş dolu, görünmez yüzün.
Seni dost diye, bastım bağrıma,
Ateşini koydun, yaktın be gülüm.
Yaktın be gülüm

2. BÖLÜM
Temmuzun gelmesi, yakındır gayrı,
Elimde bir resmin, yok hiç hayrı.
Yolunu gözlerken, yanarım içim içim,
Gözlerim bakıyor, ayrı ayrı.

NAKARAT
Gelişin güzeldi, gidişin hüzün,
Gözümde yaş dolu, görünmez yüzün.
Seni dost diye, bastım bağrıma,
Ateşini koydun, yaktın be gülüm.
Yaktın be gülüm

Muharrem Ayrancı 2
Kayıt Tarihi : 16.05.2026 22:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bu eser; en saf duygularla, liyakatli bir dostluk ve sadakatle bağra basılan bir sevdadan geriye kalan o amansız yangının ve bitmeyen hasretin hikâyesidir. Şair, mazide saklı kalan o çok özel anları, ıslak saçların tarandığı günleri her hatırladığında içten içe bitmekte ve sitemini "Nerede kaldın sen?" feryadıyla göğe savurmaktadır. Zaman akıp gitmekte, temmuzun sıcağı kapıya dayanmaktadır; fakat şairin içindeki ayrılık yangını o mevsimsel sıcaklıktan çok daha kavurucudur. Elde kalan bir resmin bile teselli etmeye yetmediği, gözlerin yollarda ayrı ayrı ağladığı bu hüzün döngüsünde, en büyük yara sevdiğini dürüstçe can bilen kalbe vurulmuştur. Nakarata vurulan o beş heceli mühürle ozan; gelişinin zarafetine inat, gidişiyle gözleri yaşa boğan ve arkasında sadece sönmez bir kor bırakan vefasıza karşı sinesindeki o sessiz isyanı "Yaktın be gülüm" diyerek antolojiye nakşetmektedir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!