Sessiz ve cıtırtısızca gidiyorum.
Islak kaldırımların senin olsun, İstanbul.
Gözyaşımı yanaklarımda eriterek gidiyorum.
Gitmek, sövmektir hayata, demişti öğretmenim.
Hayatın gelmişine geçmişine söve söve gidiyorum.
Bahanesiz,
Amansız,
Gidiyorum.
Acıları sağ cebime,
Umutları sol cebime koyup gidiyorum.
Gitme diyen bir sesin,
Gerçek seven bir yüreğin hasretiyle gidiyorum.
Kaburgalarımda sen kırıkları ile gidiyorum.
Damla damla ağu içtiğim geceler bitmiyor artık.
Boynumda öpücüğünün kokusu yok.
Tenim tenine küs.
Sadece gidiyorum.
Dudaklarıma adını yasaklayıp gidiyorum.
Umudun en koyusu mavisi deniz,
Göklerin hırçın kızı deniz,
Hasreti yüreğine yamalayan deniz,
Seni unutamayan deniz.
Nasıl düzelecek, bilmeden gidiyorum.
Aşk fedakarlık demek, demiştin.
Haklıymışsın, sen bizi feda ettin.
Ve bitmeyi seçtin.
Ben ise unutmamayı.
Şimdi ben tüm yeri göğü şahit edip,
ilk ve son kez haykırıyorum:
Dönme sakın geri, dönersen...
Geldiğin yolları yakmazsam, şerefsizim.
Git, git, git artık, git.
Elime çakmağı aldırma;
Yakarım.
07.08.2026 12:00
Kayıt Tarihi : 7.08.2026 12:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!