Gözlerim doluyor,
Sezdirmeden ağlıyorum,
Işıklar gözümü alıyor, yumuyorum
Duymuyorum bana söylenen şeyleri
Bir yol var ilerde
Bu sana son buse
Merhametten,
Masken olan zarafetten,
Gözyaşlarını harcama hiç boşuna
Tutuklusun, ihanetten
Bir gidiş istasyonunda.
ucu duman, bucağı hüzün.
Dün geldiğin bu gün gittiğin gün.
El salla bahara el salla.
Bir ayrılık dakikasının
Bir sokak dolusu,
İstanbul kokladım bu gün.
Televizyonlardan yani,
Gözlerimden süzülmedi yine,
gurur barajından taşamayan.
Duygu yüklü arsız bulut.
Çekip gitti herkes
Geride dikenler kaldı,
Toz, toprak, yok papatya
Geride dikenler kaldı
Çocuk gitti,
Dar sokak piçiyim ben,
Sakallı keçiyim ben,
Şehrin yüzü buz gibi
Nerelere kaçayım ben,
Surlar düştü başıma,
Kağnıların gıcırdar kulağımda
Nerelerden getirdin paşam bizi?
Bir avuç ettik ölüm yatağında
Aşınmış zalim düşmanın dizi.
Bir damla yaşmış mavi gözlerinde
Fısıldadığın şarkıyı hatırlıyorum.
Küçük tınıların notalarında gezeni.
Saçlarından süzülen damlalarda.
Akmış makyajın koyusunda sözü.
Kımıldamayan dudaklarınla söyledin.
Korkularımda seviyorum seni,
Uykularımda gördüğüm meleği.
Küçük martıların simit annesi.
Anlayamadın mı daha dünyayı.
Büyük adamlar bağırıyorlar.
Rüzgar hep eser mi?
Serer mi tohumları yere?
Ölen yapraklar üstünde
Yeni yapraklar
ağaçlara çıkar mı?




-
Tezcan
Tüm YorumlarUmarım bazen gerçektende acıtmıştır yüreğinizi bazı şeyler...Almak istediklerimiz aldıklarımız daha niceleri yük sırtımızda....eminim sizinde vardır sırtınızda yükleriniz...belki bu şiirleri yazdırabilmiş belkide öyle hissettiren....