Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
/...Yarsızım.../
şiir:vuralozgan
Yarsızım.
Sevdam yarsızım..
Sen gittiğinden beridir
Aklım bir yerde, başım bir yerde..
Demir parmaklıklar arasında
Elimde resmin ve sevdanın
Acı birikmişliğini yaşıyorum...
Saçlarıma gün be gün aklar duşmekte.
Her günüm bir asır gibi.
Her saniyem ölüme dayanan,
Bir cinayetin tanığı gibi sevdam...
Ellerimle bitirdim bütün senli günleri.
Yarım bıraktım yaşanmış
Ve yaşanması gerekenleri.
Vijdan azabı bindi bir bir omuzlarıma
Sevdam...
Çok parçalandım sevdam
Halada tek tek kırılıyor
bedenimde kemiklerim.
Ayak uçlarıma kadar
acı dökuluyor yerlere.
Sessizliğim oluyorsun
Kan akıtarak damarlarımdan..
Hukmedemiyorum çaresizliğime,
Yüzünü hayal ediyorum kıvranarak.
Gözlerin geliyor aklıma
Nefretle bana son bakışını hatırlıyorum
Kurşun gibi sıkıyor taa
alnımın orta yerine sevdam.
Yüzünü hayal ediyorum kıvranarak.
Gözlerin geliyor aklıma
Nefretle bana son bakışını hatırlıyorum
Kurşun gibi sıkıyor,
tam alnımın orta yerine sevdam...
Mahpus damlarında ceset misali çürüyorum
Yokluğuna Sayılı günleri değil
Her sabahın uyanışında ben
bu gündemi ölemedim diyorum,
Ölume susadım, tıpkı
Sana susadığım gibi....
Nasıl oturdun bağrıma
Gözlerimde yaş akıta akıta sevdam.
Sana bunları yazarken
Bitmiş halimle, hala nasıl
yaşıyorum diyorum.
Bin ah okut bana.
Bin gunah yükle omuzlarıma
Ama son bir defa
Hakını helal et bana.
Öyle öleyim,
Öyle öleyim sevdamm...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!