Arnavut taşlarıyla kaplı, dar ve uzun bir yol…
Üstten aşağıya taşların arasından süzüle gelen azca bir su küçük çaplı.
Eski bir ev camları çatlak. Kapısında koca bir tokmak.
İçerisi serin.
Uzunca bir koridor, epeyce derin.
Şirin kutu gibi sağlı sollu odalar,
Şöminede yarım yanmış kara kuru dallar.
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta