Toplanmadan ömrüm hele dur biraz
Bir selam vereyim Erciş e doğru
Kışa uğramadan ömrüm bu yaz
Dizimi süreyim Erciş'e doğru
Kara toprağından hatır alayım
Doğrudur, insanlar millet milletmiş
Zorbanın mayası hangi milletten?
Fakat ters durum var bende hükmetmiş
Nahoş seciyesi hangi milletten?
Şudur budur diye adam yazılır ,
Ezgisi
Derinliklerimizden haber veren
Notalarında sakladığımız
Sessizlik alfabesi
Ezgisi
Gülşendi...
Aklım ruhum bedenim,
Şen şakrak bakışlarımdı ötüşen.
Yürürken cana
Ayaklar süzülürken.
Hava değişti aniden,
Zifiri karanlığın,
Aydınlığında gözyaşının,
Ümidimdir tek uyanan,
Bir pencere ki,
Beyaz duvağına kor düşürmüş,
Dikenler arasından gül atar.
Gönlümün sıhhhatı dostun elinde
Ya sorulur gardaş ya da sorulmaz.
Selamım dizilmiş sazın telinde
Ya vurulur gardaş ya da vurulmaz.
Vefayı yükledim serdim izine
Kara kandır kalem, gezinir durur,
Benden aldığını satar burada.
Kâhi taht üstüne geçer oturur,
Kâh darağacıdır asar burada.
"Ben gittiysem
Onlar da gelir." Demişsin.
Evet gitmişsin;
Aklı, iz'anı, vicdanı
Bırakıp gitmişsin.
Yetmemiş, o koca burnunu
Gül dalına gül dalına
Bülbül oldum gül dalına
Diken sardı dört yanımı
Hasret kaldım gül, dalına
Boran tufan bitmiş olsun
Hep merak ederim acaba neden
Konanı uçurmuş vardığım gönül?
Seraba mı düştü taşıdığım ten
Boz bulanık olmuş girdiğim gönül.
Hendekler engeller sarmış dört yanı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!