O tepedeki yüksek ağacın
Vadiye bakan kısmındaki yaprakta
Bir damla suydum ben
Bulutlar doğuya sürüklenirken
Dinyeperde akan taşkın su oluyordum
Senden gelecek bir sese
Görentaş sınır karakolun'da
Gözleri kanlı bir kaçakçı
Zifiri karanlıkta
Çakmak çakmak ışıldayan
Belki bir Kürt
Bir Süryani,bir Arap
Ay ışığı sana hasret ,
Bense sana,
Ay sana baktı,
Ben sana baktım,
Sana beni terketmek yakıştı,
Bana ise en çok
Hayat bazen pür neşe,
Kısmen aksakta olsa
Yeşilçam filmleri gibi
Melodram ve ütopik
Bazen tandırda pişirilen
Ekmek kıvamında lavaş
Dramatik kürtçe bir ezgi
Seslenir yasaklı dilimin
Yasaklı kentinde
Kuşlar katliam habercisidir
Telgraf tellerinde
Ölüm fermandır yargıcıların
Gün batımına yakın kapanırdı tezgahlar
Sermayemizi kalbimize gömer toplanırdık
Zaman diliminde hunharca ilerlerken yaşam
Aydınlık günlere özlem duyarak umutlanırdık
Bereketin Tanrı'sı kutsal toprak anam
Unuttururdu terimizle yoksulluğumuzu
Düşlerinde kaybolmaktan,
Umudu yarinlara birakmaktan
Korkuyorum..
Şiir gözlü
Babam gülüşlü
Merhamet bakisli
Ve Atlas silkindi rüyasından.
Dedi vicdan kalbimdeki Tanrıdır.
Baktı cümbüş cümbüş olmuş
İç içe geçmiş rengarenk renkler,
Ve sonra dedi,
Dünya İçinde yaşadığım gerçek Tanrıdır!
Güneşin usanmadan
Yakıp kavurduğu
Topraklarda doğdum...
Sen bir Tatar kızı ,
Tatarın kızı
Ay dünya'ya
Gülüşlerin öyle güzeldi
O Saf ve temiz yüzünde
Yusufçuklar havalanıyordu
Oysa ben kayıp kentimin
Kimliksiz kalmış aktörüydüm.
Ve sonu henüz yazılmamış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!