Vermek Şiiri - Halil Cibran

Halil Cibran
35

ŞİİR


148

TAKİPÇİ

Vermek

Sonra, varlıklı bir adam konuştu: 'Bize vermekten bahset.'

Ve o cevap verdi:

'Sahip olduklarınızdan verdiğinizde,
çok az şey vermiş olursunuz;

Gerçek veriş, kendinizden vermektir.

Çünkü sahip olduklarınız, yarin ihtiyacınız olabilir
diye saklayıp koruduğunuz şeylerden ibaret değil mi?

Ve yarin, kutsal şehre giden hacıları takip ederken, kemiklerini,
iz bırakmayan kumlara gömen fazla uyanık bir köpeğe ne getirebilir?

Ve ihtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan başka bir şey değil midir?

Kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak,
tatmin olamayan bir susuzluk göstermez mi?

Çok fazla şeye sahip olup, çok az verenler, bunu
gösteriş isteyen gizli arzuları için yaparlar,
ki bu da armağanlarını yararsız kılar.

Ve bazıları vardır ki, çok az şeye sahiptirler ve hepsini verirler.
Bunlar hayata ve hayatin definesine inananlardır,
ve kasaları hiç bos kalmaz.

Bazıları sevinçle verirler, bu sevinç onların ödülüdür.

Bazıları ise ıstırap içinde verirler ve bu acı onların vaftizidir.

Ve bazıları vardır ki, ne vermenin acısını hissederler,
ne sevinç ararlar, ne de bir erdemlilik düşüncesi taşırlar;

Onlar, su vadideki mersin ağacının kokusunu salışı gibi verirler.

Böyle kişilerin ellerinde Tanrı dile gelir ve
onların gözlerinden Tanrı, dünyaya gülümser.

İstendiği zaman vermek güzel bir davranış olabilir; fakat
istenmeden, ihtiyacı hissederek vermek çok daha anlamlıdır.

Ve cömert olan için, verecek kimseyi aramak,
veriş olayından daha fazla sevinç getirir.

Vermekten alıkoyacağınız herhangi bir şey olabilir mi?

Sahip olduğunuz her şey bir gün verilecektir.

Öyleyse simdi verin ve vermenin hazzını
mirasçılarınız değil siz yasayın..

Çoğunlukla söyle dersiniz:
'Vereceğim, ama hak edeni bulabilirsem.'

Ne koruluktaki meyve ağaçları böyle düşünür,
ne de çayırdaki sürüler.

Onlar, saklandığında çürüyecek olanı, yasayabilsin diye verirler.

Herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden
bir kişi, sizden gelebilecek şeyleri de hak eder.

Ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmış bir insan,
sizin küçük ırmağınızdan da bir bardak su alabilir.

Faydasından öte, kabul etmenin gerektirdiği cesaretten ve
güvenden daha büyük bir değer var midir?

Ve siz kim oluyorsunuz da, onların göğüslerini yırtarak
gururlarını korunmasızca ortaya seriyor, sonra da
onların değerlerini örtüsüz ve gururlarını
utanmasız olarak değerlendiriyorsunuz?

Önce kendinizi vermeye hak kazanmış ve
verme olayında bir aracı olarak görün.

Çünkü gerçekte her şeyi veren hayattır
ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediğinizde,
sadece bir tanık olduğunuzu unutuyorsunuz.

Ve siz alıcılar, ki hepiniz bu gruba dahilsiniz, ne kendinize
ne de size verene bir boyunduruk yüklememek için,
hiç bir minnet hissi taşımayın.

Bunun yerine, armağanları kanat yaparak,
verenle beraber yükselin;

Çünkü borcunuzu gereğinden fazla abartmak,
annesi özgür yürekli dünya,
babası evren olan cömertlik olgusundan
şüphe etmek demektir...'

Halil Cibran
Kayıt Tarihi : 25.12.2002 09:51:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ayten Taşdemir
    Ayten Taşdemir

    Oldukça güzel ve ders verici dizeler.
    'Şimdi neler söylüyorsam tek yürekten,

    Yarın söylenecektir binlerce yürekten...'

  • Semra Yıldız
    Semra Yıldız

    Cimrilik etmemek gerek kısırlaşmasın yüreklerimiz...

    Allah rahmet eylesin...


    Çünkü borcunuzu gereğinden fazla abartmak,
    annesi özgür yürekli dünya,
    babası evren olan cömertlik olgusundan
    şüphe etmek demektir...'



  • Kahveci Guzelim
    Kahveci Guzelim

    veresi gelir insanın soluğunu...

  • Nurullah İlhan
    Nurullah İlhan

    üstadım ne kadar büyüksün senin şiirlerinden -yenilgiden- sonra en iyi olanı diyebilirim..

  • İbrahim Yaşar
    İbrahim Yaşar

    Konu çok güzel,anlam var.Fakat ses ahengi kurulamamış.Daha kısa,daha özlü olabilirdi.Ama ben yine de tam puan veriyorum.Şairine başarılar diliyoru .MÜNADİ Edb.Öğrt.

  • Mehmet Yücedağ
    Mehmet Yücedağ

    Baştan bir yorum yazdım, 'bu şiir bugüne kadar seçilmiş en berbat şiirdir' diye. Ancak sonradan sildim, çünkü bende buraya denemelerimi, günlük yazılarımı ara sıra kaydediyorum. Doğal olarakta bu köşede illahi şiir seçilecek diye bir kaide yok diye düşlündüm. Halil Cibran bilindiği üzere son derece ünlü bir yazar ve düşünürdür. Arap dünyasında ismi bir markadır. Bu yazısıyla da vermek istediğini vermiş okura. Merak edip, arapça halini araştırdım. Belki daha şiirseldir diye, çeviri kötü olmuştur diye. Hayır, arapça haliyle de bildiğimiz düz yazı bu. Sonuç olarak, düz hesap gidersek; bu köşe günde 1000'i aşkın kişi tarafından okunuyor ise eğer, bu 1000 kişiye birşeyler vermek zorundadır. Eğer vermeyecekse, insanların zamanının çalmaktan öteye götürmeyecektir. Dolayısıyla ben bu köşeden payıma düşeni aldım bugün de, yarına Allah kerim... Saygılarımla Mehmet Yücedağ

  • Işıl Aksoy
    Işıl Aksoy

    Birileri eğlenmekte birileri ile
    Hali Cibran'ın kemikleri inlemekte

    Ha bir gün düşüersem bu sayfaya
    Bana haber vermek boynunuzun borcu ola

    Yoksa titremesin kemiklerim Halil Cibran gibi mezarda.

  • Arap Naci
    Arap Naci

    dahiler her defasında şiir yazar



    Çoğunlukla söyle dersiniz:
    'Vereceğim, ama hak edeni bulabilirsem.'

    Ne koruluktaki meyve ağaçları böyle düşünür,
    ne de çayırdaki sürüler.

    Onlar, saklandığında çürüyecek olanı, yasayabilsin diye verirler.

    H.Cibran

  • Metin Sert
    Metin Sert

    Edebiyat adına ve hesabına tam bir rezalet,
    bu ilk de değil son da değil, amaç edebiyat ve şiir olmayınca ortaya böyle garabetler çıkıyor.
    Puan hanesinin yanındaki reklamlar gözüme çarptı diyor ki reklamda 'siz hiç eşinizi aldattınız mı',
    bir başka reklamda 'kadın kadından daha iyi anlar' diyor, yani puan verirken bunlarıda öğrenin diyor şiir sitem sevgili şiirseverlerine! Bir yanda bölen parçalayan satır yığınları, bir yanda tanrıyla sarhoş masalarda kadeh tokuştutturanlar bir yanda edebiyat! Bir yanda sözümona yirmi bin üye. Bir yanda olmayan bir kurul kimse demiyor ki kim var şu kurul denilen örgütsel yapılanmanın içinde, yeterlikleri ne, bunlar kim?
    Neden hep belli kesimlerle dirsek temasındadırlar bunlar? Kurul murul yok beyler bayanlar sadece kıyak gecen ve geçilenler var ki nesir ile ile şiir arasındaki farkı bile farketmekten yoksun.
    İster istemez insanın aklına klavuz ve karga geliyor,
    geliyor da edebiyata acıyor insan kimin kimlerin elllerinde hangi amaçlara hizmet ediyor diye,
    Burada amaç belli kim ne derse desin bu amaç değişmeyecek beyler çünkü amaç şiir ve edebiyat değil ne yazık ki. Boşa kürek çekmeyin.Siz puan hanesinin yanında yer alan reklam linkine girerek eşinizi nasıl aldatırsınız uygulamalı olarak reklam linkinden öğrenin. Bari bir işe yarayın. Şirkete ve siteye paraya kazandırın. Kolay gelsin amaca hizmet eden araçlar.

  • Hasan Tan
    Hasan Tan

    şimdi,
    yağmur yağıyor...hem de nasıl...

    yanımda olsan şimdi
    çeketimi çıkarıp sana versem...
    ve tir tir titresem...
    bizi ıslatan arabalara
    beraber küfretsek...
    yürürken hızlı adımlarla sokakta;
    ellerini
    nefesimle ısıtsam...
    yüzüne yapışan ıslak saçlarını
    tel tel kulaklarının arkasına sıkıştırsam...
    sarılsam sımsıkı,
    ve oracıkta,
    yavaş yavaş ölsem...

    Emrah Kurul


    Bu mu senin edebiyat anlayışın Emrah Bey!
    Türkolog'luğun bu kadarını mı yazdırıyor sana. Bak güzel kardeşim!
    Şiir eğitim gerektirmeyen bir edebiyat türüdür. O sözünü çok ettiğin, diline pelesenk ettiğin yürektir şiirin yeşerdiği yer. Külhan beyi tavırlar takınıp, ben 'Anadolu çocuğuyum, onu bunu vururum, yaklaşanı yakarım ' mantığı değil yürek kavramından anladığımız şey. Yüreğin şiarı sevgidir. Yüreğin meşalesi aşktır. (Amma nur yüzlü ihtiyar gibi nazihat ettim haa..)

    Bir daha bak gözüm!
    Ben Ahmet Erdem'i tanımam etmem, ona arka çıkmak adına da yazmadım yazdığım hiç bir şeyi ancak, büyük harflerle yazdığın yorumlar yüzünden sayfana uğrama ihtiyacı hissettim; REZALET..

    Yukarıdaki şiiri de beraberimde getirdim ki ne dediğimi sen de anlayasın. Hala sıkılmadan, utanmadan yukarıda yayınlanan Halil Cibran yazısı için 'şiir de olsa berbat, nesir de olsa berbat' diye bağırıyorsun. Yazdığına bak, şapkanı önüne koy, şapkan yoksa yüreğine dön.. ayıptır.
    Hatta senin yazdığın şiiri ben yazmış olsam, utanırdım kendimden ve dil uzattığım bütün şairlerden özür dilerdim en başta da Halil Cibran'dan.. Ardından tabi ki Ahmet Erdem'den.

TÜM YORUMLAR (42)