Nihal'e Vâkıf
I
Bir ince sızdın geceden,
Dokundu yâr eli tenime...
Nihal, sen bir vakt-i mestî,
Gelip geçenin koynunda,
Kalmış zamanın bestesi.
Kâh yıldız oldun, aktın göğsüme,
Kâh bir elif, kâh bir lâm.
Dudaklarında gizli kelâm,
Ateşten bir sırr-ı müdâm.
II
Nihal...
Adın bir hece,
Geceyle gündüz arasında,
Aşk ile Hakk arasında,
Sır ile Hakikat arasında,
Bir ince yol,
Bir ince ses.
Gözlerin,
Bir çift âyet,
İndi içime.
Okudukça yanan,
Okudukça yanılan,
Okudukça kendini unutan
Bir âşığın tefsiri.
III
Dedim: "Gel, sırrına yanalım beraber."
Dedi: "Yanmadan sır görünmez."
Dedim: "Vuslat ne zaman?"
Dedi: "Varlığın eridiğin an."
Ellerin,
Bir yasemin bahçesi.
Her dokunuş,
Bir namaz vakti.
Kıyam, rükû, secde...
En son,
İki baş eğilmiş,
İki can yan yana,
Bir "Hû" dedik,
Dudakların dudağıma değdiğinde.
IV
Bildim ki Nihal,
Aşk, sözün bittiği yerde başlar.
Yoklukta varlık,
Varlıkta yokluk.
Her nefes bir yeniden doğuş,
Her öpüş bir ölüm provası.
Sen bir ney gibi sızladın içimde,
Üfleyen belli,
Üflenen belli,
Dinleyen belli,
Yalnız ben yoktum o anda,
Sen vardın.
V
Dediler: "Âşık kim?"
Dedim: "Kendini unutan."
Dediler: "Maşuk kim?"
Dedim: "Kendini onda bulan."
Nihal,
Bu sözlerin hepsi yalan belki,
Ama ellerin,
Ellerin hakikat.
Tenin bir ateş,
Ruhun bir vaha.
Geceyle sabah arasında,
Bir yer var,
Ne orası,
Ne burası.
İşte orada,
Seninle ben,
Aynı nefes,
Aynı ses,
Aynı "biz"...
Hû...
Vakt-i aşkta buluşmak üzere...
Dünya Yükünün HamalıKayıt Tarihi : 24.2.2026 16:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!