bir şair arkadaşım yorum yazmaya başlarken "şimdi efendim" diyerek başlardı. şimdiyi anladık,efendim kimdi bilmem ama,bu iki sözcüğün yanyana gelişindeki zarafet çok hoştu bence...kulakları çınlasın diyor,ben de "şimdi efendim" seslenimiyle başlamak istiyorum yazıma...
şimdi efendim,bir uçurtmanın kuyruğuna takılıp göklerin en doruğundan bakıyorum Türkiyeye...şaşı gözlerimi esir alıyor bulutlar...derken bir rüzgar çıkıyor,aralanıyor bulutlar...ta aşağıda boylu boyunca yatan toprak sallanıyor bir doğuya,bir batıya...sallayanları merak ediyorum birden,kimler yok ki!..
hacılar,hocalar,cinciler,erenler,mesihler,siyasiler,askerler,zenginler,teröristler vs...bebeğine ninni söyleyen anneleri dışta bırakıyorum...onlar beşik sallıyor çünkü..evlatları uyusun,uyusun da büyüsün diye...işte,uyumaya alışan bu bebekler,hiç uyanmıyor nedense!..kan gövdeyi götürse bile,uyanmıyor..."vatandaşın hayırlısı böyle olur" diye hayıflanıyor,kıçını onlara dayayan siyasi erk!..
vah bize!..
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




"Kuşbakışı..."
Manzara, açık ve net!
"Sallayanlar" ve sallananlar
Diye ikiye ayrılmış memleket,
Ne yapsın zavallım
Sallandıkça "uyu"
Ninni de yavrum ninni...
Sallayanın ne dini
Ne imanı
"Meydan boş" nasılsa!
Salla salla
Malı götür
Bir gün seni de götürenler çıkana kadar!
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta