Uzun yollar Şiiri - Samira Samiraninsiiri

Samira Samiraninsiiri
234

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Uzun yollar

Upuzun yollar çıktı,
ayak izlerim göğün haritasına karıştı.
Bir gece, aynı düş beni çağırdı yine:
bilmediğim bir ses, “yola koyul” dedi,
“senin adın uzakların susuzluğunda saklı.”

Ben de bir bavul topladım içimden,
korkudan bir avuç, umuttan bir avuç,
bir de kendime yazdığım sessiz mektup.
Kıyıdan ayrılan bir bakış gibi
şehir arkamda küçüldü, kalbim büyüdü.

Önce bir kalabalığın içinde kayboldum;
cüzdanımdan çok, cesaretim eksildi.
Camdan eşyalar parlatırken günlerce,
anladım: insan bir vitrin silerken
kendi içinin buğusunu da siler.

Yokuşlara tırmanırken, yokuş bana tırmandı;
dillerini bilmediğim rüzgârlar
avuçlarıma harf harf kondu.
Kuşlar, gölgeler, taş çatlakları
aynı ezgiyi fısıldadı: “dinle.”

Kumdan bir denize vardım sonra,
dalga yerine sıcak bir ürperti vardı.
Yol boyunca suskun kervanlar geçiyordu,
gözleri uzak bir ırmak gibi derindi.
Ben de adımlarımı saymayı bıraktım,
çünkü her adımda başka biri oluyordum.

Bir bilgeye rastladım,
gözleri, susuzluğu anlatan bir su.
Adını sormadım;
çünkü bazı isimler insanın ağzına sığmaz.
“Aradığın şey,” dedi, “seni de arıyor.
Konuşmayı bırak, işaretleri oku.”

O gün göğün büyük kitabı açıldı:
bir bulut kıvrıldı, bir yaprak düştü,
bir tilki bakıp geçti,
uzakta bir yıldız yerini değiştirdi.
Hepsi aynı cümleyi kurdu içimde:
“Olman gereken yer, olduğun yerdedir,
yeter ki içindeki pusula uyansın.”

Geceleri, ateşin dilinden dua döktüm;
kurşun ağırlığım eridi, ışığa çevrildi.
Savaşmadım kumla,
kum benimle konuştu.
“Güven” dedi, “çünkü güvenen
taşı da suya dönüştürür bakışında.”

Yol beni kadim taşların gölgesine götürdü;
gök, orada daha yakındı alnıma.
Kalbim, susuzluğunu yıldızlara anlattı.
Toprağa kulağımı verdim,
uzaklardan tanıdık bir nabız geldi:
kendi sesimdi, benden önce gelen.

Tam orada sandım bulunacak olanı,
ellerimle tozu kazdım, umutla.
Ama toprak gülümseyip sustu.
Anladım: Bazı kapılar,
yalnızca geri dönünce açılır.

Geldiğim yollardan dönmedim;
çünkü dönenle döndürülen aynı değildir.
Yeni bir daire çizdim göğsümde,
başlangıca varan gizli geçidi bulmak için.

Ve bir sabah, yola çıktığım o ilk yerde,
kargaların gölgelediği köklerin altında,
rüzgârın benden iyi bildiği taşın dibinde,
bir sandık değil, bir sır buldum:
Yıllardır aradığım hazine
çoktan beni bende bekliyordu.

İsim değildi, madde değildi,
ne bir damga ne bir paye.
Sadece şu kadar parlak bir hakikat:
İnsan, gitmeden gidemez,
dönmeden dönemez;
içindeki yol, dıştaki yolu
en sonunda eve bağlar.

Upuzun yollar çıktı,
ve ben uzamaktan değil,
içimde kısalan mesafeden anladım:
Dünya, kulak verene tek bir söz söyler.
O sözü tuttum, kalbimin içine taktım.
Artık nereye yürüsem,
adımlarımın altından aynı ışık yükseliyor.

Samira Samiraninsiiri
Kayıt Tarihi : 30.8.2025 18:14:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!