Uyanırken kâinat, her sabah kuşluk vakti,
Göz kırpıyor hakikat, hayrete düşüyorum
Gökyüzü evrilirken, günün güneşle akdi;
Ufukta beliriyor, ibrete düşüyorum…
Kirpiğimin ucunda kalıyorken karanlık,
Şu sersem aklıma doluyorken karanlık,
Kuduz bir köpek gibi soluyorken karanlık;
Gecenin ninnisinde uzlete düşüyorum…
Zakkumu çiğniyorken yutkunduğum bir damla,
İçimde dolaşıyor, kanımda kalan bir bela.
Kulağımın ardında okunurken bir sela,
Göz yaşımla kurduğum ülfete düşüyorum...
Ben insanım elbette anam doğurdu beni
Hep sorarım kendime, “niçin doğurdu seni?”
Bilmediğim ne varsa, aramamın nedeni;
İkra diye çınlayan ayete düşüyorum…
Keşke dirilsem yeniden, ilahı bilmek için,
Asr’a yemin edilmiş nizamı bulmak için,
Şimdi bir budalayım! Rızayı almak için.
Kör kalıp görmediğim, davete düşüyorum…
uzlet: bir köşeye çekilmek, herşeyden uzaklaşmak
ülfet: dostluk samimiyet yakınlaşmak
Kayıt Tarihi : 8.11.2026 16:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!