Bir zamanlar, sabahların gülüşüydün.
Gözlerinle aydınlanırdı karanlık sokaklar,
ben sustukça sen anlardın,
bir bakışın, bin kelimenin yerine geçerdi.
Yıllar geçti,
zaman, aramızdaki ince ipliği yavaş yavaş yedi.
Kaldığımız yerden devam etmedik hiçbir zaman
çünkü “kalan” bir yer hiç olmadı.
Sadece birbirimizin içinde biraz fazla oyalanmış iki yolcuyduk,
aynı yangını farklı ellerle söndürmeye çalışan.
Hatırlıyor musun, ilkbahardı?
Yağmur yeni durmuş, toprak kokusu hâlâ havadaydı.
Ben o gün karar vermiştim seni sevmeye.
Nasıl oldu bilmem — belki sesinin tınısı,
belki de susarken bile konuşabilmendi beni tutan.
Ve ben, o günden sonra,
her sessizliği seninle dolu sandım.
Ama şimdi…
şimdi sokağa çıktığımda ismini duymadan yürümek istiyorum.
Bir şarkı bile seninle başlamasın.
BİR şiir seninle başlamasın artık.
Kahvemin kokusu, rüzgârın sesi,
hepsi başka bir hikâyenin içine gizlensin.
Çünkü anladım,
bazı sevgi türleri bitmek için değil,
uzaklaşmak için yaratılır.
Bazı kalpler yan yana duramaz;
biraz mesafeyle nefes alır,
biraz acıyla iyileşir.
Sen hâlâ o eski gülüşünle bir yerlerdesin belki,
ya da çoktan başka bir gökyüzüne karıştın.
Bense hâlâ seni adım adım unutmayan bir anının eşiğindeyim.
Unutmak değil derdim, ama taşıyamıyorum artık.
Kalbim kırılmaktan yoruldu,
ve ben bu yorgunluğu sessizlikle sarıyorum.
O yüzden…
şimdi benden uzak ol.
Bir rüya kadar, bir nefes kadar uzak.
Ne tamamen git, ne de kal ..
sadece mesafede bir huzur bul ikimiz adına.
Ben seni orada,
dokunamadığım yerde seveyim.
Ve bil...
her uzaklık biraz sevgiyle başlar,
her ayrılık biraz umutla biter.
İşte bu yüzden,
şimdi benden uzak ol,
AYGÜL ZADE...
Aygül Zade
Kayıt Tarihi : 26.1.2026 01:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!