Öyle vakur bir tutuma, böyle silik bir veda, büsbütün hayret, susturulan deli yol almış, yıkılmış anıtlar tapınağında gam söyle, sarı çizim zülüften sır taşmış, aş nefesti oysa, dem üfle, bir düş var vahim, iki adımlık yola niyetsiz adımlar kadim, dağı bir bulut sarmış, dağ biçare, yüksekliğin de bir bedeli var, kahreyle, yeli yel değil, yeri hoş değil, sımsıkı kapatılmış kapılara lütfeyle, önsöz bin yıl önce, göz bitap heceye, ayraç kitap sonunda hak sahafa, zihni bileyle, salınırken karşıdan kur yaptı hoyrat, gözleri konuşmayı nereden öğrendiyse, o dile yabancı heyhat, dilsize meyleyle.
Sevdanın ateşi eğer
Her an yanıbaşımda yatmasaydı
Ben bu yükü taşıyamazdım
Sevinçlerime biraz hüzün katan odur
En çaresiz anımda
Issız bir dere kenarını
Devamını Oku
Her an yanıbaşımda yatmasaydı
Ben bu yükü taşıyamazdım
Sevinçlerime biraz hüzün katan odur
En çaresiz anımda
Issız bir dere kenarını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta