öküz mehmet kışlahanı, bir köşesi mahpus damı-beni tanı
göğsüme oturan o taş duvar, ranzam, zincirimdeki al kanı
“görüldü” damgalı mektuplar, yazılmamış o şiirin öte yanı
hücremde, her sabah beni uyandıran, o kara karınca fanı
görüşmecim kara karıncaya aşığım, yüreğimde gül gonca
altın kumsalda, o benimle çılgınca sevişirdi, gün boyunca
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta