Yine uykuyu haram kılan bir gecede seni yazıyorum,
Gece omuzlarıma çökmüş bir ağırlık gibi.
Saatler işlemiyor,
Zaman bile benden yüz çevirmiş.
Gönlüm çoktan kapatsada gözlerini,
Gözlerim hâlâ açık.
Bu karanlıkta uykunun adı bile günah.
Adın dilimde değil,
İçime saplanan bir suç gibi, boğazıma düğüm.
Seni düşünmek artık bir alışkanlık değil,
Kendime verdiğim en ağır ceza.
Ben seni sevdikçe
Biraz daha eksiliyor insan yanım.
Adını anıyorum içimden,
Sanki her hecede biraz daha eksiliyorum.
Yokluğun, gecenin koynunda
Bir bıçak gibi duruyor,
Ne tam kanatıyor,
Ne de iyileşmeme izin veriyor.
Zaman adını duyunca tökezliyor,
Ben her hecede biraz daha parçalanıyorum.
Seni sevmek bir duygu değil artık,
İçimde iliklerime kadar inmiş
Bir hastalık.
Ne tedavisi var
Ne de merhameti.
Duvarlar tanıyor seni,
Her gece aynı çöküş,
Aynı çaresiz bekleyiş.
Sen yokken ben
İnsanlıktan düşmüşüm,
Sadece nefes alan bir hatırayım.
Pencere önünde sigarası sönmüş umutlar,
Masada yarım kalmış cümleler var.
Hepsi seni anlatıyor,
Hepsi senden arta kalan.
Ben bu odada sen kadar yokum artık,
Ve bu, insanın kendine düşebileceği
En derin yalnızlık.
Bu gece gökyüzü kapkara,
Yıldızlar utancından saklanmış.
Ne dua kaldı dilimde
Ne de bağıracak gücüm.
Çünkü bazı kayıplar
Affedilmek için değil,
İçinde çürümek içindir.
Gökyüzü çoktan vazgeçti,
Tanrı susuyor,
Umut adını unuttu.
Ben senin yokluğunda
Bir kayıp değilim,
Ben bilerek terk edilmiş,
Bir ruh artığıyım artık.
Bu gece seni yazmıyorum,
Bu gece seninle birlikte.
Kalbimin attığı son yeri,
Toprağa gömüyorum.
Ve ben,
İçimde ölümü imzalıyorum.
Yaşamak denen şeye,
Bir daha hiç uyanmamak üzere.
Kayıt Tarihi : 2.1.2026 01:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!