Gönlümde hiç bitmeyen yangınlar var,
Kül oldu sandıkça, hatıralarında yeniden parlar.
Adını ansam, içim tir tir titrer yine,
Ben sussam, gece konuşur, acım konuşur
Vakit tamam… Yanı başımda sessizce oturmuş ayrılık,
Ne bir kelimeye gerek duyar, ne bir gözyaşına şaşırır.
Benim yüreğimse bu feryatlara çoktan alışmış,
Çünkü her ayrılık, senin gidişine benzeyen bir başka yara taşır.
Sensizliğin ağırlığı çökerken omuzlarıma, zaman usulca akıp gidiyor. Saniyeler bile senin yokluğuna alışmış gibi, her biri canımı biraz daha acıtıyor. Yanı başımda duran bu ayrılık, bana seni anlatıyor; sessizliğiyle, sertliğiyle, kaçınılmazlığıyla… Onu kovmaya çalıştıkça daha da yerleşiyor içime.
Ben bana ait olmayan düşlerde büyüdüm,
Başkalarının yarım umutlarını giydirdiler üstüme.
Adımı hiç anmadı mutluluk,
Ben hep sıradaki acı olarak çağrıldım hayata
Sevinç hep başkasının cümlesiydi,
Bana bir yol gerek,henüz adı konmamış,
Haritalarda yerini bulamamış bir yol.
Ne bir bavul, ne bir veda cümlesi,
Sadece içimde büyüyen bir gidiş.
Zamansız olsun bu yolculuk…
Saatler bana küssün, takvimler bile unutsun adımı,
Bir adam severse…
Sessizleşir önce,
kalabalıkların içinden çekilir
ve kalbini bir tek isme emanet eder.
Bir adam severse,
Biraz ben…
Susmayı öğrenmiş cümlelerimle
Adını içime gömen bir yalnızlık.
Biraz sen…
Bakışlarında sabaha yakın bir umut,
Kırgın ama vazgeçmeyen bir kalp.
Çok eski bir yanını özlüyorum artık…
O yanını, bana umut veren bakışlarını, içimi ısıtan sesini, dünyayı daha renkli gösteren gülüşlerini…
Zamanın ellerinden kurtaramadığım bir yanını özlüyorum.
Sanki seninle birlikte bir parçamı da yıllar öncesinde bıraktım.
Geri dönmeni beklemiyorum artık…
Çünkü içimde seninle vedalaşan bir yan, çoktan kabullenmiş yokluğunu.
Adını fısıldayan rüzgârlara bile kızmıyorum, çünkü biliyorum:
Sen bu şehirden, bu hayallerden, bu yürekten çoktan gitmişsin.
Ama bari…
Güzel Hatırla Beni Sevgili
Güzel hatırla beni sevgili…
Bir şiirin içinde bıraktım seni. Kelimelerden dokuduğum bir düşte, zamanı unuttuk. Seninle geçen o eski, ama sanki dün gibi taze olan anıları yavaşça sayfalara sardım. Şimdi o sayfaları yalnızca rüzgar karıştırıyor; her yaprak bir hatıra, her satırda senin gülüşün saklı.
Bir zamanlar "biz" diye başlayan cümleler kuruyorduk. Şehirler geçiyorduk birlikte, kahvemin şekeri bile seninle daha tatlıydı. Her sokak lambasında elini ararken, geceyi yıldızlara değil, gözlerine emanet ederdim. Şimdi o sokaklar aynı, lambalar aynı… Ama elimde yok artık senin avuç içi kadar sıcak bir umut.
Acının bir mevsimi varmış, içimde saklı,
Ne gelişi müjdelidir ne gidişinde haklı.
Gün doğar,ama çözülmez kararmış yüzüm,
Güneş bile ısıtmaz üşüyen sözlerimi.
Yağmur yağar, dinmez ki göğsümdeki sızı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!